Ticari Reklamların Hukuka Uygunluk Denetiminde Reklam Kurulu ve Reklam Özdenetim Kurulu

1. GENEL OLARAK

Mal veya hizmet sunucularının; mal veya hizmetlerin satışını ya da kiralanmasını sağlamak, hedef kitleyi oluşturanları bilgilendirmek veya ikna etmek amacıyla herhangi bir mecrada yazılı, görsel, işitsel ve benzeri yollarla gerçekleştirdikleri pazarlama iletişimi niteliğindeki duyurular “ticari reklam” olarak adlandırılmaktadır.

Tüketicileri hedef alan ticari reklamlar 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un (“6502 sayılı Kanun”) 61. maddesinde düzenlenmiş, Kanun’a dayanılarak yayımlanan Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’nde (“Yönetmelik”) ise ticari reklamlar ve haksız ticari uygulamalara ilişkin kurallar açıklanmıştır.

Temel olarak, tüketicileri aldatıcı ya da yanıltıcı, onun tecrübe ve bilgi eksikliklerini istismar edici, tüketicinin can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürücü, şiddet hareketlerini ve suç işlemeyi özendirici, kamu sağlığını bozucu, hastaları, yaşlıları, çocukları ve engellileri istismar edici ticari reklam yapılması yasaklanmıştır.

Mal veya hizmet sunucularının, reklam veren, reklam ajansları, mecra kuruluşları ve reklamcılık ile ilgili tüm kişi, kurum ve kuruluşlar ile ticari uygulamada bulunanların uyması gereken ilkeleri belirlemek, ticari reklamları incelemek, denetlemek, haksız ticari uygulamalara karşı tüketiciyi korumaya yönelik düzenlemeler yapmak ve gerektiğinde yaptırım uygulamak ile yetkili; T.C. Ticaret Bakanlığı bünyesinde yer alan Reklam Kurulu, Kanun’un 63.maddesine dayanılarak kurulmuştur. Reklam Kurulunun ihtisas komisyonlarının kuruluşu, görevleri, çalışma usul ve esasları ise Reklam Kurulu Yönetmeliği’nde belirlenmiştir. Buna göre Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürü tarafından yürütülen Reklam Kurulu’nun verdiği kararlar T.C. Ticaret Bakanlığı tarafından uygulanan “idari kararlardır.”

Reklam Özdenetim Kurulu (“RÖK”) ise 1994 yayılında, reklamların tüketiciye ve topluma dönük sorumluluğu çerçevesinde reklamların yasal, ahlaki, dürüst ve doğru olmasını sağlamayı amaçlayan, Reklamverenler Derneği ve Reklamcılar Derneği üyeleri tarafından kurulmuştur.

Reklam Kurulu ile RÖK, reklam verenler tarafından bilinmekte ancak bu iki kurulun hukuki statüleri, yapıları, yetkileri zaman zaman birbiri ile karıştırılabilmektedir. Bu yazı içeriğinde, idari karar vermeye yetkili olan Reklam Kurulu ile Reklamverenler Derneği ve Reklamcılar Derneği üyeleri tarafından kurulmuş olan RÖK arasındaki benzerlikler – farklılıklar açıklanacaktır.

II. REKLAM KURULU ve REKLAM KURULU KARARLARININ HUKUKİ NİTELİĞİ

a. Reklam Kurulunun Yapısı

Reklam Kurulu, çeşitli mesleklerden, sivil toplum örgütleri ile kamu kurum ve kuruluşlarından gelen on dokuz farklı üyeden oluşmaktadır. Reklam Kurulu başkanlığı Ticaret Bakanı tarafından görevlendirilen Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürütarafından yürütülmektedir.

Reklam Kurulu üyelerinin görev süresi üç yıl olup, görev süresi biten üyelerin yeniden seçilmesi mümkündür. Bunun yanı sıra, görev süresi bitmeden Kurul’dan ayrılan üyelerin yerine bir ay içinde yeni üye ataması yapılacak olup, yeni atanan üye, önceki üyenin görev süresini tamamlanır. 

 b. Reklam Kurulunun Çalışma Esasları

Ticari reklamların idari denetimi Reklam Kurul tarafından yapılmaktadır. Reklam Kurulu, tüzel kişiliği haiz değildir dolayısıyla Kurul kararları, Ticaret Bakanlığı tarafından uygulanmaktadır[1].

Reklam Kurulunun ticari reklamlara yönelik olarak yürüteceği hukuka uygunluk denetimi, şikâyet üzerine yapılabileceği gibi, Reklam Kurulu re’sen hukuka uygunluk denetimi de yapabilmektedir.

Yönetmeliğin 8.maddesinin 1.fıkrasına göre; Reklam Kuruluna başvurular yazılı ya da e- devlet sistemi üzerinden yapılabilir. Başvuru sahibi gerçek kişiyse adı soyadı, T.C kimlik numarası ve adresi; tüzel kişiyse unvanı ve adresi başvuruda mutlaka belirtilmelidir. Yapılan başvuruda başvuru sahibine ilişkin bu bilgilerin belirtilmemesi durumunda yapılan başvuru dikkate alınmayacaktır. Rakipler, birbirileri hakkında yapacakları şikâyet başvurularında başvurucu bilgilerinin gizli tutulmasını talep edebilmektedir. Ancak bu talep Reklam Kurulu tarafından kabul edilmek ya da uygulanmak zorunda değildir.

c. Reklam Kurulunun Kararları  

Reklam Kurulu, ticari reklam ve ilanlara ilişkin inceleme yapıldıktan sonra reklamın hukuka aykırı olduğu kanaatine varırsa, 6502 sayılı Kanun’un 77.maddesinin 12.fıkrasında belirtilen (i) Tedbiren Durdurma Cezası, (ii) Durdurma Cezası, (iii) Aynı Yöntemle Düzeltme Cezası ve (iv) İdari Para Cezası idari yaptırımlarını ayrı ayrı veya birlikte uygulayabilir.

  • Tedbiren Durdurma: Kurul, incelemeye başladığı bir reklamın hukuka aykırılığına ilişkin kesin bir sonuca varamadığı fakat reklam faaliyetinin durdurulmasında fayda gördüğü zamanlarda, reklamın geçici olarak durdurulması için, söz konusu reklama ilişkin tedbiren durdurma kararı alacaktır. Tedbiren durdurma kararının süresi üç ayı geçemez.
  • Durdurma Cezası: Durdurma cezasının amacı, hukuka aykırı reklamın etkilerini ortadan kaldırmaktır ve uygulamada durdurma cezası idari para cezası ile birlikte vermektedir.
  • Aynı Yöntemle Düzeltme Cezası: Hukuka aykırı olduğuna kanaat getirilen bir reklamın tüketici nezdinde oluşturduğu olumsuz etkiyi kaldırmak amacıyla aynı yöntemle düzeltme cezası verilir. Bunun devamında Kurul, reklamdaki hukuka aykırı nitelikteki hususları düzelterek, reklamın yeniden yayınlanmasına karar verebilir[2].
  • İdari Para Cezası: Kurul, bir reklama yönelik yapacağı incelemenin sonucunda o reklama yönelik durdurma cezasıyla birlikte veya sadece idari para cezası uygulanmasını öngörebilir. Uygulanacak idari para cezasının miktarı, reklamın yayınlandığı mecralara ve ulaştığı kitlelere göre değişiklik gösterir. Ayrıca, idari para cezasına konu olan hukuka aykırılığın bir yıl içinde yeniden tekrarlanması durumunda, Kurul önceden uygulanan cezanın on katına kadar idari para cezası uygulama noktasında takdir yetkisine sahiptir. Takdir edilen idari para cezasının, otuz gün içinde ödenmesi zorunludur.

d. Reklam Kurulu Kararlarının Hukuki Niteliği ve Yargısal Denetimi

Reklam Kurulu kararları, kesin ve yürütülmesi zorunlu olan bir idari işlemdir. Reklam Kurulunun reklam verenler hakkında verdiği kararlar idari işlem türlerinden birel işlem olmaktadır. Her idari işlem gibi; Reklam Kurulu kararları da idare tarafından değiştirilmedikçe, düzeltilmedikçe veya yargı kararı neticesinde iptal edilmedikçe hukuka uygunluk karinesinde yararlanır. Reklam Kurulu kararlarının derhal uygulanması gereklidir.

Reklam Kurulu kararları bir idari işlem olmakla birlikte İdari Yargılama Usulü Kanununda öngörülen, 60 günlük dava açma süresinden farklı olarak 6502 sayılı Kanunda, Reklam Kurulu kararlarına karşı 30 gün içerisinde idari yargı yoluna başvurulabileceği öngörülmüştür. Reklam Kurulu kararına karşı iptal davası açılması Reklam Kurulu kararının icrasını durdurmaz.

III. REKLAM ÖZDENETİM KURULU ve RÖK KARARLARININ HUKUKİ NİTELİĞİ

a. RÖK’ün Yapısı

RÖK, Reklam Özdenetim Kurulu İç Tüzüğü (“İçtüzük”) uyarınca ağırlıklı olarak reklam verenlerden, reklam ajanslarından, televizyon, basın, açıkhava, radyo, internet mecralarından temsilcilerden oluşmakta olup toplamda yirmi dokuz üyeye sahiptir. Üyelerin görev süresi 2 yıldır ve her bir üye yeniden seçilebilmektedir.

b. RÖK’ün İşlevi, Görevleri ve Kararlarının Hukuki Niteliği

İçtüzüğün 1.maddesine göre; RÖK, reklam yapan kişilerin kendi kendilerini denetlemeleri esasına dayalı ve özellikle reklamın yayınlanıp tüketicilere ulaşmasından önce hukuka aykırılıklarının tespit edilmesine yönelik bir özdenetim faaliyetini öngörür. RÖK, faaliyetleri kapsamında Uluslararası Reklam Uygulama Esasları’nı esas alır. Bu niteliği özdenetim faaliyeti, reklamlara ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık iddiasının öne sürülmesinden önce reklam verenler, mecralar ve ajanslar arasında masrafsız ve çabuk biçimde çözümlenmesini hedeflemektedir.

Ayrıca RÖK, hazırlanmış bir reklamın hukuka aykırı olup olmadığı noktasında tereddüde düşüldüğü durumlarda reklam ajansları veya reklam verenlerin talebi üzerine de tavsiyeler verebilmektedir.

RÖK tüzel kişiliği haiz olmadığı gibi, yaptırım uygulama yetkisine de sahip değildir. RÖK’ün yaptırım gücü, kendi üyelerinin reklamlarla ilgili kamuoyuna yaptıkları taahhütler ile söz konusu olabilmektedir[3]. Bu itibarla, RÖK’ün reklamlarla ilgili verdiği kararlar birer tavsiye niteliğinde olup yasal açıdan bağlayıcı değildir, ancak RÖK üyelerinin kamuoyuna dönük verdiği taahhütlere riayet edildiği görülmektedir[4].

RÖK, yargıya intikal etmiş ihtilaflar hakkında karar veremeyeceği gibi, incelemekte olduğu bir ihtilafla ilgili yargı yoluna başvurulduğunu öğrendiği zaman İçtüzüğün 7.maddesi uyarınca incelemeyi durdurmak zorundadır.

c. RÖK’e Başvuru Usülü

İçtüzüğün 8.maddesine göre RÖK’e tüketiciler, tüketici, çevre vb. kuruluşlar ile ilgili meslek kuruluşları rakip, reklam veren veya reklam ajansları başvuruda yazılı olmak şartıyla bulunabilmektedir.


[1] İnal- Baysal, s.80

[2] İÇÖZ, s.152

[3] Ziylan, Türkiye’de Reklam Düzenlemeleri, Denetimi, Kurumlar ve İşleyiş, Uluslararası Reklam Hukuku Sempozyumu, s. 5

[4] İnal, s. 96