Sorumsuzluk Anlaşmaları

Sözleşme özgürlüğü ilkesi çerçevesinde taraflar, borçlunun borca aykırı davranışı nedeniyle sorumluluğunu kısmen veya tamamen kaldırmak amacıyla sorumsuzluk anlaşması yapabilmektedir. Sorumsuzluk anlaşması, tarafların karşılıklı ve birbirine uygun, açık veya örtülü irade beyanları ile kurulan iki taraflı bir hukuki işlem niteliğindedir[1]. Sorumsuzluk anlaşmaları, asıl sözleşmeye ek olarak veya bağımsız bir sözleşme ile yapılabilmekle birlikte, mutlaka zararın doğmasından önce yapılmış olmalıdır[2].

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda (“TBK”) sorumsuzluk anlaşmaları iki durum için sınırlandırılmıştır. Zararın borçlunun davranışından kaynaklanması durumuna ilişkin TBK m. 115 kapsamında, yardımcı kişinin davranışından kaynaklanması durumuna ilişkin ise TBK m. 116 kapsamında sorumsuzluk anlaşmalarının sınırları çizilmiştir.

A. Borca Aykırı Davranan Borçlunun Sorumluluğuna İlişkin Sorumsuzluk Anlaşmaları (TBK 115)

Borca aykırı davranan borçlunun sorumsuzluğuna ilişkin anlaşmaların geçerliliği TBK m. 115’te 3 fıkra halinde düzenlenmiştir:

(i) Borçlunun Ağır Kusuru Varsa; Borçlunun ağır kusurlu olduğu hallerde sorumsuzluk anlaşması yapılamayacağı TBK m. 115/1’de düzenlenmiştir. Kusur derecesine ilişkin bu sınırlama sebebiyle, sorumsuzluk anlaşması ancak borçlunun hafif kusurlu olduğu hallerde geçerli olacaktır.

(ii) Borçlu ile Alacaklı Arasında Hizmet Sözleşmesi Varsa; Borçlunun hizmet sözleşmesinden kaynaklanan herhangi bir borç nedeniyle sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan her türlü anlaşmanın kesin olarak hükümsüz olacağı TBK m. 115/2’de düzenlenmiştir. Ancak bu düzenlemenin alacaklının işçi olduğu durumlarda hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurması riski nedeniyle, anlaşmanın işçi lehine yapılması halinde geçerli olacağı kabul edilmektedir[3].

(iii) Ancak Kanun ya da Yetkili Makamlar Tarafından Verilen İzinle Yürütülebilen, Uzmanlık Gerektiren Bir Hizmet, Meslek veya Sanata İlişkin Bir Anlaşma Mevcutsa; Uzmanlık gerektiren bir hizmet, meslek veya sanatın ancak kanun ya da yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülebilmesi halinde, borçlunun hafif kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşmaların kesin olarak hükümsüz olacağı TBK m. 115/3’te düzenlenmiştir. Borçlunun hafif kusurunun olduğu hallerde sorumsuzluk anlaşması yapılabileceğinin istisnası niteliğinde olan bu hükmün kapsamı değerlendirilirken, “istisnalar dar yorumlanır ilkesi” göz önünde bulundurularak, yetkili makam kavramının kapsamının “resmi makam” olarak yorumlanması gerektiği kabul edilmektedir[4].

B. Yardımcı Kişinin Fiilinden Sorumluluğa İlişkin Sorumsuzluk Anlaşmaları (TBK 116)

Yardımcı kişilerin fiilinden doğan sorumluluğun önceden yapılan bir anlaşma ile tamamen veya kısmen kaldırılması TBK m. 116/2 hükmü ile mümkün kılınmıştır. Davranışın sahibi yardımcı kişi olduğunda, borçlunun sorumluluğunun sınırlandırılmasında kusur dereceleri önem taşımamakta, borçlunun yardımcı kişinin ağır ya da hafif kusurundan kaynaklı fiillerinden sorumluluğu sınırlandırılabilmektedir[5]

Borçlunun yardımcı kişinin fiilinden sorumluluğunun sınırlandırılamadığı hal ise TBK m. 116/3’te öngörülmüştür. Buna göre kusur derecesinden bağımsız olarak uzmanlık gerektiren bir hizmet, meslek veya sanat, ancak kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülebiliyorsa, borçlunun yardımcı kişilerin fiillerinden sorumlu olmayacağına ilişkin anlaşma, kesin olarak hükümsüz kabul edilmektedir.

C. Sorumsuzluk Anlaşmasının Genel İşlem Koşulu Niteliğinde Olması

TBK m. 20’de düzenlenen genel işlem koşulları, sözleşmeyi düzenleyenin ileride çok sayıda benzer sözleşmede kullanmak üzere tek başına hazırladığı ve karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleridir. Uygulamada bu nitelikteki sözleşme hükümleri ile, zayıf tarafın maddeleri müzakere etme ve pazarlık imkânı elinden alınmaktadır. Sorumsuzluk anlaşmalarının genel işlem koşulu niteliğinde olması halinde ilgili hükümler devreye girecektir. Buna göre sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğrenme imkânı sağlaması ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesi gerekmektedir; aksi takdirde ilgili hükümler yazılmamış sayılacaktır. Genel işlem koşullarında yer alan sorumsuzluk hükmünün açık ve anlaşılır olmaması veya birden çok anlama gelmesi halinde ise, koşullar düzenleyenin aleyhine ve karşı tarafın lehine yorumlanacaktır.

D. Sorumsuzluk Anlaşmasının Geçersizliği

Sorumsuzluk anlaşmasının geçerliliği, TBK m. 27’de belirlenen sınırlamalar doğrultusunda emredici hükümlere, ahlaka, kamu düzenine ve kişilik haklarına aykırı olmamasına ve konusunun imkânsız olmamasına bağlıdır.

Kanunun emredici hükümleri çerçevesinde sorumsuzluk anlaşmasının TBK m. 115 ve 116’daki sınırlandırmalara ve özel hükümlerde ayrıca bir sınırlandırma var ise bunlara uygun olmasına dikkat edilmelidir.

Kanunda sorumsuzluk anlaşmaları için ayrıca şekil şartı öngörülmemiştir, bu sebeple şekle ilişkin hususlar geçerlilik değil, ispat şartıdır.

Sorumsuzluk anlaşmasına dair hükmün geçersiz olması halinde, asıl sözleşme bundan etkilenmeyecektir. Ayrıca dürüstlük kuralı gereğince, sorumsuzluk anlaşmaları bakımından bu hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılsa dahi sözleşmenin tamamının kesin hükümsüz sayılamayacağı kabul edilmektedir[6].

E. Sonuç

Hukukumuzda sorumsuzluk anlaşmaları yapılabilmekle birlikte, bu anlaşmalar belirli sınırlandırmalara tabi tutulmuştur. Borçlunun kendi davranışından kaynaklanan hallerde, ancak hafif kusura ilişkin sorumsuzluk anlaşması yapılabilmektedir. Öte yandan, kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülen, uzmanlık gerektiren faaliyetlerde hafif kusur için dahi sorumsuzluk anlaşması yapılamamaktadır.

Bununla birlikte, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan herhangi bir borca ilişkin olarak önceden yapılan her türlü sorumsuzluk anlaşması da kesin olarak hükümsüzdür. Yardımcı kişinin davranışından kaynaklanan hallerde ise uzmanlığı gerektiren bir hizmet, meslek veya sanat, ancak kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülebiliyorsa sorumsuzluk anlaşması düzenlenememektedir. Özellikle yabancı hukuka tabi uluslararası firmaların sözleşmelerinde sıkça yer verilen sorumsuzluk hükümlerinin bu gözle değerlendirilmesinde fayda görülmektedir.


[1] Karabağ Bulut, Nil, Sorumsuzluk Anlaşmaları ve Sonuçları, Hüseyin Hatemi’ye Armağan, İstanbul 2009, s. 831.

[2] Eren, Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, C. 1, Ankara 2016, s. 1110.

[3] Oğuzman/Öz, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, C.1, İstanbul 2014, s. 424.

[4] Başalp, Nilgün, Sorumsuzluk Anlaşmaları, İstanbul 2011, s. 456.

[5] Şenocak, Zarife, Borçlunun İfa Yardımcılarından Dolayı Sorumluluğu, Ankara 1995, s. 241.

[6] Tekinay/Akman/Burcuoğlu/Altop, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, C.1, İstanbul 1985, s. 480 vd.