Sigorta Sözleşmelerinde Beyan ve Bilgilendirme Yükümlülükleri

Sigorta sözleşmesinin tarafları olan sigorta ettiren ve sigortacının, bu sözleşme ilişkisi çerçevesinde karşılıklı olarak beyan ve bilgilendirme yükümlülükleri mevcuttur. Detaylı şekilde düzenlenen bu yükümlülüklerin kapsamının incelenmesi ve bunlara uygunluğun sağlanması, özellikle yükümlülüklerin ihlali halinde ortaya çıkabilecek ağır sonuçlar bakımından önem arz etmektedir.

A. Sigorta Ettirenin Beyan Yükümlülüğü

 Prim ödeme şeklindeki temel borcunu ifa etmesi karşılığında, karşı karşıya bulunduğu riziko sebebiyle meydana gelebilecek zararın giderilmesi konusunda talep hakkına sahip olan sigorta ettirenin, sigorta sözleşmesinin farklı aşamalarında beyan yükümlülüğü bulunmaktadır. Sigorta ettirenin beyan yükümlülüğü, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (“TTK”) 1435 ve devamı maddelerinde üç aşamada düzenlenmiştir:

 

i. Sigorta Sözleşmesinin Yapılması Sırasında

 Sigorta ettiren, sözleşmenin yapılması sırasında bildiği veya bilmesi gereken tüm önemli konuları sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. “Önemlilik” ölçüsü TTK’da; sigortacıya bildirilmeyen, eksik veya yanlış bildirilen konunun, sözleşmenin yapılmamasını veya değişik şartlarda yapılmasını gerektirecek nitelikte olması olarak belirlenmiştir. Bu hususta, sigortacı tarafından yazılı veya sözlü olarak sorulan konuların aksi ispat edilinceye kadar önemli sayılacağı şeklinde bir karine de getirilmiştir. Sigorta ettirenin bu aşamada beyan yükümlülüğünü ihlal etmesinin sonuçları, ihlalin öğrenilme anına göre değişiklik göstermektedir.

İhlalin sigortacı tarafından öğrenildiği an Sonuç
a) Riziko gerçekleşmeden önce Sigortacı, 15 gün içinde sözleşmeden cayabilir. Sigortacı, 15 gün içinde riziko ağırlaşması sebebiyle prim farkı isteyebilir. Fark, 10 gün içerisinde kabul edilmezse sözleşmeden cayıldığı kabul edilir.
b) Riziko gerçekleştikten sonra Sigorta ettirenin ihmali ve ihmal ile riziko arasında bağlantı varsa; ihmalin derecesine göre sigorta tazminatından indirim yapılır. Sigorta ettirenin kastı varsa;
İhlal ile riziko arasında bağlantı varsa; sigortacının tazminat borcu ortadan kalkar. İhlal ile riziko arasında bağlantı yoksa; ödenen primle ödenmesi gereken prim oranlanarak sigorta tazminatı belirlenir.

TTK’nın tüm sigorta türleri açısından yer verdiği bu genel düzenlemelere ek olarak, can sigortalarında hatalı yaş beyanı ve sigortacının cayma hakkını kullanmak için tabi olduğu hak düşürücü süre açısından ayrıksı ve özel hükümler bulunduğu da ifade edilmelidir.

 

ii. Sigorta Sözleşmesi Devam Ederken

 Sigorta ettiren, sözleşme devam ettiği sırada, sigortacının üstlendiği rizikoyu artıran hususları beyan etmekle yükümlüdür. “Riziko ağırlaşması” olarak tanımlanan bu hususlar, objektif ve sübjektif olarak ikiye ayrılmaktadır. Rizikonun, sigorta ettirenin bilgisi ve davranışları dışında ağırlaşmasını ifade eden “objektif riziko ağırlaşması” sigortacıya öğrenmeden itibaren 10 gün içinde, sigorta ettirenin davranışları sonucu ağırlaşmasını ifade eden “sübjektif riziko ağırlaşması” ise sigortacıya derhal beyan edilmelidir. Sigorta ettirenin bu aşamada beyan yükümlülüğünü ihlal etmesinin sonuçları da ihlalin öğrenilme aşamasına göre değişmektedir.

 

İhlalin sigortacı tarafından öğrenildiği an Sonuç
a) Riziko gerçekleşmeden önce Sigortacı, sözleşmeyi 1 ay içinde feshedebilir. Bu süre içinde eski hale dönüldüğü takdirde, fesih hakkı kullanılamaz. Sigortacı, 1 ay içinde prim farkı talep edebilir. Fark, 10 gün içerisinde kabul edilmezse sözleşme feshedilmiş sayılır.
b) Riziko gerçekleştikten sonra Sigorta ettirenin ihmali ve ihmal ile riziko arasında bağlantı varsa; ihmalin derecesine göre sigorta tazminatından indirim yapılır. Sigorta ettirenin kastı varsa;
İhlal ile riziko arasında bağlantı varsa; sigortacının tazminat borcu ortadan kalkar. İhlal ile riziko arasında bağlantı yoksa; ödenen primle ödenmesi gereken prim oranlanarak sigorta tazminatı belirlenir.

 

iii. Riziko Gerçekleştiğinde

 Sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirmelidir. Sigorta ettirenin önceki iki aşamada öngörülen beyan yükümlülüğünde amaç, ödenen prim ile üstlenilen rizikonun dengelenmesini sağlamak iken; riziko gerçekleştikten sonra beyan yükümlülüğünde amaç, sigortacının önlem alarak rizikonun gerçekleşmesinden doğabilecek zararları kontrol altına alabilmesidir. Bu yükümlülüğün ihlali, bir diğer deyişle rizikonun gerçekleştiğine ilişkin bildirimin yapılmaması veya geç yapılması halinde; ödenecek tazminatta veya bedelde artışa neden olunmuşsa, kusurun ağırlığına göre, tazminattan veya bedelden indirim yapılır.

Trafik sigortası gibi sorumluluk sigortalarında riziko gerçekleştikten sonra beyan yükümlülüğü ise özel olarak düzenlenmektedir. Buna göre sigortalı, sorumluluğunu gerektirecek olayları sigortacıya 10 gün içerisinde ve kendisine yöneltilen istemleri ise aksi kararlaştırılmamışsa derhâl bildirmelidir. Yükümlülüğün ihlali halinde, yukarıda izah edildiği üzere sigorta tazminatı veya bedelinden indirim yapılması sonucu doğabilmektedir.

 

B. Sigortacının Bilgilendirme Yükümlülüğü

 Sigorta ettirenin beyan yükümlülüğüne karşılık, sigortacının bilgilendirme yükümlülüğü öngörülmüştür. Kaynağını 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 11’den alan bilgilendirme yükümlülüğü, “sigorta şirketleri ve sigorta acenteleri tarafından, gerek sözleşmenin kurulması gerekse sözleşmenin devamı sırasında sigorta ettiren, lehtar ve sigortalıya yapılacak bilgilendirmeye ilişkin hususlar yönetmelikle düzenlenir.” düzenlemesini içeren m. 11/3 uyarınca yönetmelik ile düzenlenmektedir.

 Konuya ilişkin 2007 tarihli yönetmelik yakın bir süre önce yürürlükten kaldırılmış ve yerini 14.02.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmelik (“Yönetmelik”) almıştır. Yönetmelik ile düzenlenen önemli konular aşağıdaki şekilde sıralanabilecektir:

  • Yönetmelik, TTK ve özel sigortacılık mevzuatı kapsamında risk üstlenen tüm kurumlar ile acenteleri kapsamaktadır.
  • Sigortacının bilgilendirme yükümlülüğünün yazılı olarak ifası esastır. Bununla birlikte çağrı merkezi/telefon aracılığıyla gerçekleştirilecek bilgilendirmeler, dijital olarak kayıt altına alınmış olması şartıyla sözlü olarak yapılabilir.
  • Sigortacının kamuoyunun bilgilendirilmesi amacıyla internet sitesi kurması zorunludur. Bu internet sitesinde bulunması gereken zorunlu içerik, Yönetmelik’te gösterilmiştir.
  • Sigortacının bilgilendirme yükümlülüğü de aşamasına göre ikiye ayrılmaktadır:
Sigorta Sözleşmesi Kurulmadan Önce Sigorta Sözleşmesi Kurulduktan Sonra
Bilgilendirmenin, yazılı Bilgilendirme Metni ile yapılması esastır. Bu metnin belirli hususları içermesi zorunludur. Metindeki bilgilerin eksik, yanlış veya yanıltıcı olmaması gerekir. İki yazılı nüsha olarak düzenlenir, sigortacı bir nüshayı saklamak zorundadır. Sigortacı; mevzuat değişikliği, iflas, tasfiye, ruhsat iptali gibi hususlar ile sigorta sözleşmesinden yararlanacak kişilerin hak, borç ve yükümlülüklerini doğrudan etkileyebilecek her türlü değişiklik ve gelişmeyi 10 iş günü içerisinde bildirmelidir.
Bilgilendirmenin kalıcı veri saklayıcısı aracılığıyla yapılması halinde sigortacı, Bilgilendirme Metni’ni kaydetmekle yükümlüdür. Sigortacı, sigorta ettiren veya sözleşmeden menfaat sağlayanın yönelttiği her türlü bilgi taleplerini ve şikâyetleri 15 iş günü içinde cevaplandırmak zorundadır. Bunun için, bir şikâyet birimi kurulması zorunludur.

 

  • Yönetmelik ile düzenlenen bilgilendirme yükümlülüğünü tam olarak yerine getirdiğini ispat yükü sigortacıya aittir. Herhangi bir aşamada bilgilendirme yükümlülüğü gereği gibi yerine getirilmemiş, sigortacı hakkında yanıltıcı bilgi verilmiş veya Bilgilendirme Metni’nde yer alan bilgiler gerçeğe aykırı şekilde düzenlenmiş ve bu hâllerden herhangi biri, sigorta ettirenin kararına etkili olmuş ise sigorta ettiren, sigorta sözleşmesini feshedebilir ve varsa uğradığı zararın tazminini de talep edebilir.

C. Sonuç

 Sigorta sözleşmeleri bakımından taraflara, prim ödeme ve rizikoyu üstlenme temel borçlarının yanı sıra, beyan ve bilgilendirme yan borçları da yüklenmiştir. Yazımızda açıklanan bu yükümlülüklerin ihlali halinde sözleşmeden cayılması, prim farkı talep edilmesi, sigorta bedeli/tazminatından indirim yapılması gibi ağır sonuçlarla karşılaşılabileceğinden, ilgili yükümlülüklerin farkında olunması ve somut koşullar özelinde değerlendirme yapılması önemlidir.

 

Saygılarımızla,

Bozoğlu İzgi Avukatlık Ortaklığı