Ödemelerde Kripto Varlıkların Kullanılmasına Dair Yönetmeliği’ni Takiben: Kripto Düzenlemesi Mümkün mü? Nasıl Olmalı?

Bilindiği üzere, ülkemizde kripto paralara olan talep geçtiğimiz yıllarda ve özellikle 2021 senesinde dudak uçuklatıcı hacimlere ulaştı. Reuters’in haberine göre, 2021 yılının Şubat ayının başından Mart ayının 24’üne dek, Türkiye’de kripto piyasasında işlem hacmi 218 milyar Lira’ya vardı. Bu hacim, geçtiğimiz yılın aynı döneminde ise 7 milyar Dolar civarındaydı.¹

Türkiye’de kripto varlık piyasalarında Türk Lirası bazında işlem hacmi Kaynak: Reuters, Chainalysis.²

Buna karşın, 16 Nisan 2021 tarihli Resmi Gazete ile yayımlanarak 30 Nisan 2021 tarihinde yürürlüğe giren Ödemelerde Kripto Varlıkların Kullanılmamasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”) ile “ödemelerde kripto varlıkların kullanılmamasına, ödeme hizmetlerinin sunulmasında ve elektronik para ihracında kripto varlıkların doğrudan veya dolaylı olarak kullanılmamasına ve ödeme ve elektronik para kuruluşlarının kripto varlıklara ilişkin alım satım, saklama, transfer veya ihraç hizmeti sunan platformlara veya bu platformlardan yapılacak fon aktarımlarına aracılık etmemesine ilişkin usul ve esaslar” belirlendi. 

Yönetmelik ile (i) kripto varlıkların ödemelerde doğrudan veya dolaylı şekilde kullanılamayacağı, (ii) kripto varlıkların ödemelerde doğrudan veya dolaylı şekilde kullanılmasına yönelik hizmet sunulamayacağı, (iii) ödeme hizmeti sağlayıcılarının, ödeme hizmetlerinin sunulmasında ve elektronik para ihracında kripto varlıkların doğrudan veya dolaylı olarak kullanılacağı bir şekilde iş modelleri geliştiremeyeceği gibi çeşitli yasaklar getirildi. 

Kripto varlıklarını konu alan işlemlerin hacimce giderek büyüdüğü bu atmosferde, Yönetmelik kamuoyunda tartışmaya yol açtı. Yönetmelik, kripto varlıkların ödemelerde kullanımının önüne geçse de, kullanımını tümüyle yasaklamadı. Bu yazımızda, Yönetmelik’i ve getirdiği yasakları detaylı bir şekilde incelemek yerine, Türkiye’de kripto varlıklara dair hukuki durumu ve dünyada kripto varlıklara dair düzenlemeleri daha geniş bir çerçeveden incelemeyi amaçlıyoruz.

¹ Turkey’s slumping lira adds fuels to crypto trading boom | Reuters

² Turkey’s slumping lira adds fuels to crypto trading boom | Reuters

Türkiye’de Kripto Varlıkların Hukuki Statüsü

Yönetmelik ile getirilen tanım ile, kripto varlıklar Türk mevzuatında ilk kez tanımlanmıştır. Yönetmeliğin uygulanmasında kripto varlığın “dağıtık defter teknolojisi veya benzer bir teknoloji kullanılarak sanal olarak oluşturulup dijital ağlar üzerinden dağıtımı yapılan, ancak itibari para, kaydi para, elektronik para, ödeme aracı, menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracı olarak nitelendirilmeyen gayri maddi varlıkları” ifade ettiği belirtilmiştir. Bu tanım öncesinde kripto varlıkların elektronik para veya ödeme aracı olarak tanımlanıp tanımlanamayacağına dair tartışmalar bulunsa da Yönetmelik böyle bir tanımın söz konusu olmadığını düzenlemiş, kripto varlıkların “ne olmadığını” işaret etmiştir. 

Yönetmeliğin yayınlanması ile hemen hemen aynı günlerde, bir kripto para borsasında bulunan bir hesabın haczine dair itirazları inceleyen Mahkeme’nin önemli bir karara vardığı basına da yansımıştır. Söz konusu kararda mahkeme: “Her ne kadar davacı, kripto paraların haczedilmeyeceğini iddia ederek şikayetçi olmuş ise de bu tür paraların da emtia ve menkul kıymetler kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bir çeşit dijital döviz veya sanal para olarak kabul edildiği, dolayısıyla haczedilebileceği anlaşıldığından şikayetin reddine dair karar verilmiştir.”

Geçtiğimiz yıllarda ise Sermaye Piyasası Kurulu, 27.09.2018 tarih ve 2018/42 sayılı SPK Bülteni’nde “kripto para satışı” veya “token satışı” olarak bilinen, blokzincir teknolojisi kullanarak para toplamaya yönelik uygulamaların SPK’nın düzenleme ve gözetim alanı dışında kaldığını duyurmuş, ayrıca kamuoyunu bu tür satışların risklerine, satıcıların eksik ve yanıltıcı bilgiler sunabileceği ve projelerin başarısız olması ve yatırımların tamamıyla kaybedilmesi gibi ihtimallere karşı uyarmıştı.

Geldiğimiz noktada, hem kripto paraların ne tür varlıklar olmadığını gösteren Yönetmelik’teki tanımdan hem de alıntılanan mahkeme kararından yola çıkarak, Türk hukukunda kripto varlıkların niteliğine dair belirlilik ve hatta güvenlik bulunmadığı söylenebilir. Bu aşamada, mahkemenin kripto varlıkları emtia ve menkul kıymet olarak nitelendirdiği görülmekle, yasama organı ve düzenleyici ve denetleyici kurumların nasıl bir yaklaşım izleyeceği, hatta kripto varlıkların hangi kurumun denetim alanına girdiğinin kabul edileceği, bu varlıkların nasıl değerlendirileceği, nasıl vergilendirilecekleri hususlarında şüpheler mevcuttur. Nitekim Merkez Bankası başkanı da 23 Nisan 2021 tarihli açıklamalarında “Bir kere (kripto varlıkların) tanımı yok. Bu bir varlık mı, mal mı, nerede saklayacaksınız? Bunların hepsi çok muğlak” ifadelerini kullanmıştır. Merkez Bankası başkanı, kripto varlıklarla ilgili bir düzenleme üzerinde çalıştığı bilgisini de ayrıca paylaşmıştır. 

Dünyada Kripto Düzenlemeleri

Yönetmelik’te “kripto varlık” olarak anılan varlıklar, dünyanın çeşitli ülkelerinde kripto para birimleri, sanal emtialar, siber para birimleri, elektronik para birimleri, sanal varlıklar gibi çeşitli adlar altında düzenlemelere tabi olmuştur.  

Düzenlemeler arasında, Cezayir, Bolivya, Fas, Nepal, Pakistan ve Vietnam gibi ülkeler kripto varlıklarla yapılacak tüm işlemleri yasaklamaktadır. Katar ve Bahreyn’de ise bu ülkelerin vatandaşları ülke sınırları içinde kripto varlıklara dair işlem yapmaktan yasaklanmıştır. Çin, Pakistan gibi kimi ülkeler “kripto para satışı” veya “token satışı” olarak bilinen ve SPK’nın da uyarısına konu olmuş “initial coin offering” (ICO) işlemlerini yasaklamıştır.³ Türkiye’de kripto varlıklara yapılan yatırımın hacmi ve yakın zamanda yayımlanan Yönetmelik’in yalnızca kripto varlıkların ödeme aracı olarak kullanılmasını yasaklamasından yola çıkarak, kripto varlıkların bu ülkeler gibi tümüyle yasaklanması beklenmemektedir. 

Kripto paralara dair düzenlemeye giden ilk ülkelerden biri Japonya’dır. Japonya’da, 1 Nisan 2017 tarihi itibariyle kripto varlıkların ödemelerde kullanılabileceği, bu varlıkların elektronik sistemlerle işlem görebileceği ve kripto borsalarının yalnızca Japonya Finansal Hizmetler Kurumu nezdinde kayıt olmaları, lisans almaları, şirket olarak kurulmaları, Japonya’da mukim bir temsilcileri ve Japonya’da bir ofisleri bulunmaları gibi düzenlemelere yer verilmiştir.

Benzer şekilde Almanya’da kripto varlıkların ticari olarak alımı ve satımıyla iştigal eden veya çevrimiçi platformlarla bu işlemlere aracılık eden kişi ve teşebbüslerin Federal Finansal Denetim Kurumu nezdinde kaydolmaları gerekli kılınmıştır. Kurum ayrıca ICO, “token”, “coin” ve kripto varlıkların yasal niteliklerine dair değerlendirmelerde bulunmuş, ilgili finansal düzenlemelere uyum sağlamak adına arz edilen varlıkların nitelendirmesini bunların arzını yapan teşebbüslere bırakmıştır. Bununla birlikte Alman Merkez Bankası Bundesbank, Bitcoin hakkındaki değerlendirmelerinde bitcoinin para veya dijital olarak değerlendirilemeyeceğini, bir “kripto token” olarak adlandırılması gerektiğini duyurmuştur.

Güney Kore’de ise kripto varlıkların ticari alım satımı “gerçek isimli banka hesapları” ve bunlara bağlı “kripto borsa hesapları” kullanılarak mümkündür. Hem gerçek kişi ve borsanın hesabının bulunduğu banka, hem de borsa alım satım işlemlerini yapan kişilerin kimliğini tespit etmekle yükümlüdür. Güney Kore’de kripto borsaları sıkı bir denetime ve raporlama gerekliliklerine tabidir. Bununla birlikte, Güney Kore’de kripto varlıklar para veya finansal varlıklar olarak kabul edilmemekte ve mevcut durumda vergilendirilmemektedir. Buna karşın 2022 yılı itibariyle kripto varlıkların vergilendirilmesine dair bir çerçevenin açıklanması beklenmektedir.

Avrupa Birliği’nde birçok ülkede henüz kripto varlıkların statüsüne dair detaylı ve spesifik düzenlemeler bulunmamaktadır. Bununla birlikte, Skatteverket v. David Hedqvist davasında Avrupa Adalet Divanı kripto varlıklar ve geleneksel para birimleri kullanılarak yapılan işlemlerin KDV’ye tabi olmadığına karar vermiştir. Bu kararda yer alan yaklaşım daha sonra üye devletlerin ilgili kurumlarının kararları ve kılavuzlarında da tekrar edilmiştir. 

Kanada, 2014 yılında dijital paraları suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesi bakımından ele almıştır ve dijital para borsaları için şüpheli işlemlerin bildirimi, belirli eşiklerin üzerindeki nakit işlemlerin bildirimi, siyasi nüfuz sahibi kişilerin gerçekleştireceği işlemlerin denetimi, yapılan işlem ve bunları yapan kişilere dair kayıt tutma yükümlülükleri, borsa üzerinden yapılan işlemler için kara para aklama ve terörizmin fonlanması açısından risk değerlendirmesi gibi kapsamlı düzenlemeler öngörmüştür. Estonya da benzer şekilde “kara para aklama” mevzuatında değişiklikler yaparak bu mevzuatın sanal para cüzdanı hizmetleri veya sanal paralar ile geleneksel (fiat) para birimlerinin takasına dair hizmetler sunan hizmet sağlayıcılar bakımından da uygulanacağını düzenlemiştir. Benzer düzenlemeler ile Meksika, Çek Cumhuriyeti gibi ülkeler kripto varlıkları suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesi mevzuatları kapsamına almış, İsveç ve Malezya gibi ülkeler ise kripto varlıkları para olarak kabul etmemelerine karşın borsalar için finansal raporlama yükümlülükleri getirmiştir.¹⁰

Amerika Birleşik Devletleri’nde kripto varlıklar para niteliği taşımamaktadır ve ABD Gelir İdaresi, vergilendirme açısından kripto varlıkların emtia niteliğinde değerlendirileceği duyurulmuştur. ABD Menkul Kıymetler ve Borsalar Komisyonu, kripto paraların menkul kıymet olarak değerlendirildiği ve menkul kıymetler mevzuatının kripto varlık borsaları ve yatırımcılar bakımından uygulanacağını açıklamıştır. Eyalet bazında düzenlemeler farklılık gösterse de federal aşamada düzenleme çalışmalarının sürdüğü bilinmektedir.

Avrupa Birliği 24 Eylül 2020 tarihinde kripto varlıklar için çeşitli yasama tekliflerinin görüşüldüğünü, Avrupa Merkez Bankası ve Avrupa Komisyonu’nun bir dijital Euro projesini değerlendirdiklerini, Avrupa Birliği’nin Avrupa çapında bir yasal çerçeve çizerek bu alandaki yatırımları artırmayı ve tüketiciler ile yatırımcılar adına güvence sağlamayı amaçladığını duyurmuştur.¹¹

³ Regulation of Cryptocurrency Around the World (loc.gov)

Blockchain Laws and Regulations | Japan | GLI (globallegalinsights.com)

“Bitcoin is not a virtual currency” | Deutsche Bundesbank

Cryptocurrency Regulations South Korea | ComplyAdvantage

CURIA – Documents (europa.eu)

Canada implements world’s first national digital currency law; regulates new financial technology transactions – Duhaime Advisory (duhaimelaw.com)

Money Laundering and Terrorist Financing Prevention Act – Riigi Teataja

¹⁰ Regulation of Cryptocurrency Around the World (loc.gov)

¹¹ Regulatory framework for blockchain | Shaping Europe’s digital future (europa.eu)

Sonuç: Düzenleme Nasıl Olmalı?

Dünyanın farklı bölgelerinde, kripto varlıklara dair farklı yaklaşımlar benimsenmektedir. Kripto paraların suç gelirlerinin aklanması, yolsuzluk ve rüşvet, terörizmin fonlanması gibi alanlarda sakıncaları bulunduğu aşikardır.¹² Buna karşın kripto varlıkları yasaklamaktan yana tutumların istenen sonuçları doğurmadığı, aksine yasakların getirildiği ülkelerde yatırımcıların yurt dışında kurulu borsalar üzerinden işlem yaptıkları görülmüştür.¹³ Teknolojinin ilerleme hızı göz önüne alındığında bu tür bir yasağın hayata geçirilmesi güç olacaktır. Dahası, kripto paralara ve kripto borsalara getirilecek bir yasak, işlemlerini artık başka ülkelerde kurulu borsalar üzerinden gerçekleştirmeye itilecek vatandaşlar için daha güvensiz bir hukuki durum yaratacaktır. 

Tüm bu hususlar ve ülkemizde yakın zamanda yaşanan gelişmeler de göz önüne alındığında, kripto paralara ilişkin bir düzenlemenin kripto para borsaları ile bunların kurucuları ve yöneticilerinin sahip olması gereken yeterlilikleri, sermaye gereksinimlerini, güvenlik önlemlerini ve borsaların lisanslandırma süreçlerinin belirlemesi bir öncelik olarak görülmektedir. 

Dahası kripto paraların suç gelirlerinin aklanması, yolsuzluk, terörizmin finansmanında kullanımını veya yatırımcıların güveninin kötüye kullanılmasını önlemek adına tedbirler alınması önemlidir. Kaldı ki, Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmelik kapsamına kripto varlık hizmet sağlayıcılar eklenmiş ve bunu takiben Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı tarafından yayınlanan “Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcıları İçin Suç Gelirlerinin Aklanmasını ve Terörizmin Önlenmesine Dair Yükümlülüklere İlişkin Temel Esaslar” adlı rehber ile ile kripto varlık hizmet sağlayıcılarının uyması gereken müşterinin tanınması, şüpheli işlem bildirimi, bilgi ve belge verme, muhafaza ve ibraz ve devamlı bilgi verme yükümlülüğü gibi yükümlülükler netleştirilmiştir.¹⁴

Bu önceliklerle birlikte, kripto varlıkların hangi kurumun denetim alanına gireceği tespit edilmesi ve bu alandaki teknolojik gelişmeler ile artan yatırımcı ilgisi göz önüne alındığında hukuki çerçeve ve sektör yeterliliklerinin sürekli olarak gözden geçirilmesi kritik önem arz etmektedir. Doğru çerçeve ile hem Türkiye’de kripto varlıklara dair yatırımların genişlemesi ve uygun şekilde vergilendirilmesi hem de yatırımcıların yatırımlarının güvence altına alınması amaçlanmalıdır. 

¹² IBA – On the potential effects of cryptocurrency on anti-corruption (ibanet.org)

¹³China to stamp out cryptocurrency trading completely with ban on foreign platforms | South China Morning Post (scmp.com)

¹⁴ Kripto-Varlik-Hizmet-Saglayicilar-Rehberi.pdf (hmb.gov.tr)