İhtiyati Tedbir ve İhtiyati Haciz Kurumları

1. İhtiyati Tedbir Kararı

İhtiyati tedbir, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (“HMK”) m. 389-400 arasında düzenlenmiştir. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesi iki temel şarta bağlıdır. Bunlar; (i) talep edenin korunması gereken hakkının mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması veya tamamen imkânsız hale gelme ihtimali ve (ii) taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümüne kadar gecikme sebebiyle bir sakıncanın veya ciddi bir zararın doğma ihtimalidir. Esas dava açılmadan önce veya dava ile birlikte, hatta yargılama devam ederken dahi mahkemeden ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilebilmektedir. İhtiyati tedbir kararı, şartlarının oluşması durumunda dava açılmadan önce esas hakkında yetkili ve görevli olan mahkemeden, dava açıldıktan sonra yalnızca davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebilmektedir. İhtiyati tedbir kararı, talep eden tarafın esas yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi sonucunda verilebilmektedir.

2. İhtiyati Haciz Kararı

İhtiyati haciz, İcra ve İflas Kanunu (“İİK”) m. 257-269 arasında düzenlenmiştir. İhtiyati haciz kararı rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu için talep edilebilmektedir. Vadesi gelmemiş bir alacaktan kaynaklı ihtiyati haciz kararının talep edilebilmesi için borçlunun belirli bir yerleşim yerinin olmaması, borçlunun mallarını gizlemesi, kaçırması, borçlunun kaçmaya hazırlanması, kaçması, borcundan kaçınmak adına alacaklının haklarının ihlal eden hileli işlemlerde bulunması şartlarından birinin gerçekleşmiş olması gerekmektedir. 

İhtiyati tedbire benzer şekilde dava açılmadan talep edilebileceği gibi alacak davası açılırken veya dava sırasında da talep edilebilmektedir. Dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili mahkemelerde, dava açıldıktan sonra ise davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebilmektedir.

3. İhtiyati Tedbir ve İhtiyati Haciz Kararlarının Uygulanması

İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararlarının uygulanması için öngörülen usul benzerlik göstermekle birlikte bazı önemli noktalarda farklılıklar bulunmaktadır. Öte yandan hem ihtiyati tedbir hem de ihtiyati haciz taleplerinin kabul edilmesi kendiliğinden sonuç doğurmayacaktır. İlgili hususlar aşağıda kısaca açıklanacaktır.

3.1. Teminat

İhtiyati haciz veya ihtiyati tedbir kararı talep eden taraf, kural olarak, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın veya üçüncü kişinin muhtemel zararlarına karşılık gelecek şekilde teminat yatırmak zorundadır.

3.2. Kararın İcrası İçin Öngörülen Süre

a. HMK m. 393/1 uyarınca, ihtiyati tedbir kararının icrası için öngörülmüş süre bir haftadır.

b. İİK m. 261 uyarınca, ihtiyati haciz kararların icrası için öngörülmüş süre on gündür.

3.3. Uygulanması Talep Edilecek Yetkili Makam

a. HMK m. 393/2 uyarınca, ihtiyati tedbir kararının uygulanması, kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki veya tedbire konu malın bulunduğu yerdeki icra dairesinden talep edilebilmektedir. Tedbire ilişkin mahkeme kararında belirtilmiş ise tedbirin uygulanması için yazı işleri müdürü de görevlendirebilecektir.

b. İİK m. 261/1 uyarınca ihtiyati haciz kararlarının icrası için, kararı veren mahkemenin yargı çevresinde bulunan icra dairesine başvurulması gerekir.

3.4. Tamamlayıcı İşlemler

a. Esas hakkında dava açılmadan ihtiyati tedbir kararı verilmesi durumunda, talep edenin, tedbirin uygulanmasının talep edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas ile ilgili davasını açması ve davanın açıldığına dair belgeyi tedbir talebini uygulayan memura ibraz ederek karşılığında bir belge alması zorunludur. HMK m. 397 uyarınca iki haftalık süre içinde esas hakkında davanın açılmaması durumunda ihtiyati tedbir kararı kendiliğinden kalkacaktır. Yine HMK m. 397 uyarınca ihtiyati tedbirin süresi, aksi belirtilmedikçe, nihai kararın kesinleşmesine kadardır.

b. Talep eden, ihtiyati haciz kararı dava açılmadan veya icra takibine başlanmadan önce alınmış ise haczin uygulanmasından, haczin icrasında hazır bulunmuyor ise ihtiyati haciz tutanağının kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde takip talebinde bulunmak veya dava açmak zorundadır. İcra takibi yapıldıktan sonra borçlu ödeme emrine itiraz ederse, bu itirazın talep eden alacaklıya tebliğinden itibaren yedi gün içerisinde itirazın kaldırılması yoluna başvurması veya mahkemede itirazın iptali davası açması gerekmektedir. İhtiyati haciz, dava sırasında talep edilmiş ise mahkemece esas hakkında verilen kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde takip talebinde bulunulması gerekmektedir. Alacaklının kanunen öngörülen süreleri geçirmesi, takip talebinden vazgeçmesi, dava sırasında dosyanın işlemden kaldırılması, düşme sonrası yenilenmemesi veya davada haksız çıkılması hallerinde ihtiyati haciz kararı hükümsüz kalmaktadır.

3.5. İtiraz Yolu

Hem ihtiyati tedbir hem de ihtiyati haciz kararlarına karşı, kararı veren mahkemeye itiraz edilebilir. Mahkemenin itiraza dair vereceği karara karşı HMK m. 341 uyarınca istinaf kanun yoluna başvurulabileceği öngörülmüştür.

3.6. Tutanak

a. İhtiyati tedbiri uygulayan memur, tedbir konusunu, bulunduğu yeri ve tedbir ile ilgili her türlü iddianın işlendiği bir tutanak düzenlemektedir. Bu tutanağın bir örneği tedbir sırasında hazır bulunmayan taraflara ve duruma göre üçüncü kişiye tebliğ edilmektedir.

b. İhtiyati haciz kararı uyarınca haciz işlemi uygulanan eşyaların ve bu eşyaların kıymetlerini gösteren bir tutanak düzenlenir. Bu tutanak, haciz sırasında hazır bulunmayan alacaklı, borçlu ve gereken hallerde üçüncü kişiye üç gün içerisinde tebliğ edilmektedir.

3.7. Kararların İcrasına İlişkin Genel Bilgiler

a. İhtiyati tedbir kararının uygulanması için tedbiri uygulayacak makam tarafından zor kullanılabileceği ve muhalefet eden kişiye disiplin hapsi uygulanabileceği hüküm altına alınmıştır.

b. İhtiyati haciz kararlarının icrasına, İİK m. 79-99 arasında düzenlenen haciz hükümleri kıyasen uygulanmaktadır.

SONUÇ

İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kurumları birbirine benzerlik göstermekte ve bu nedenle sıkça karıştırılmaktadır. Ancak bu kurumlar, konu ve uygulama şekli bakımından önemli farklar içermektedir. Özellikle, para borcu için ihtiyati haciz yolu kullanılması gerekirken zaman zaman ihtiyati tedbir yoluna başvurulduğu ve mahkemelerin de bu doğrultuda karar verdiği görülmektedir. Bu yazımız kapsamında uygulamada karıştırılan bu kurumlara genel hatlarıyla değinilmiş ve önemli noktaları ile farklılıkları üzerinde durulmuştur. 

Saygılarımızla,

Bozoğlu İzgi Avukatlık Ortaklığı