Covid-19’un Şirketler Hukukuna Etkileri

Dünya Sağlık Örgütü tarafından 11.03.2020 tarihi itibariyle koronavirüs (“COVID-19”) pandemi olarak ilan edilmiştir. COVID-19 salgını kapsamında ülkemizde de birçok alanda tedbirler alınmakta ve düzenlemeler yapılmaktadır. Bu kapsamda getirilen düzenlemeler ve alınması istenen önlemler iş hayatını da yoğun şekilde etkilemektedir. Bu çalışma, tüm dünyayı etkisi altına alan COVID-19 salgını nedeniyle oluşan istisnai koşulların şirketler hukuku alanına etkileri ve alınması gerekli önlemler hakkında müvekkillerimizi ve ilgilileri bilgilendirmek amacıyla hazırlanmıştır.

1.Anonim Şirketlerde Genel Kurul Toplantılarının Durumu

1.Anonim şirketlerde genel kurul daimî bir organ değildir ve kanunen belirlenen veya gerektiği zamanlarda toplanır[1]. Anonim şirketlerde kural olarak yılda en az bir kez olağan genel kurul toplantısı yapılır ve gerekli görülen hallerde olağanüstü genel kurul toplantıları yapılabilir. Türk Ticaret Kanunu (“TTK”) m. 409’a göre anonim şirketlerin olağan genel kurul toplantıları, her faaliyet dönemi sonundan itibaren üç ay içinde yapılır. Bu hüküm çerçevesinde, faaliyet dönemi olarak takvim yılını belirlemiş olan birçok anonim şirket, olağan genel kurul toplantısını mart ayının sonuna kadar yapmaktadır. Bununla birlikte öğretide, TTK’da öngörülmüş olan üç aylık sürenin düzenleyici nitelikte olduğu ve bu nedenle üç aylık sürenin geçmesinden sonra yapılan olağan genel kurul toplantılarında alınan kararların geçerliliğinin bu durumdan etkilenmeyeceği ifade edilmektedir.

A.Fiziki Ortamda Genel Kurul Toplantısı

2. 19.03.2020 tarihli ve 2020/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi (“Genelge”) ile ulusal ve uluslararası düzeyde açık veya kapalı alanlarda düzenlenecek her türlü bilimsel, kültürel, sanatsal ve benzeri toplantıların veya aktivitelerin Nisan ayı sonuna kadar ertelenmesine karar verilmiştir. 20.03.2020 tarihli Ticaret Bakanlığı’nın açıklamasıyla (“Bakanlık Açıklaması”) ise; yönetim organları tarafından daha önce toplantıya çağrılan anonim ve limited şirket olağan genel kurullarının, yönetim organları tarafından alınacak bir kararla iptal edilmesi imkânı tanınmıştır. Söz konusu düzenlemeler kapsamında şirketler, COVID-19 salgını dolayısıyla fiziki toplantı yapılmamasını sağlamak amacıyla, önceden toplantıya çağrı yapılmış olsa dahi olağan genel kurul toplantılarını ileri bir tarihe erteleyebilecektir. Daha önce toplantıya çağrılmış olan genel kurul toplantılarının ertelenmesi amacıyla alınabilecek yönetim kurulu kararı örneği de ticaret sicil gazetesi internet sitesinde yayımlanmıştır.

3.Genelge ile, salgının yayılmasının önlenmesi amacıyla, açık veya kapalı tüm ortamlarda bir araya gelinerek toplantı gerçekleştirilmesi nisan ayı sonuna kadar ertelenmiştir. Fiziki katılımla gerçekleşecek şirket genel kurul toplantılarının da bu erteleme kapsamında olduğu değerlendirilebilecektir. Bu doğrultuda yönetim kurulunun, tüm bu tedbir ve düzenlemelere rağmen genel kurulu nisan ayı sonuna kadar toplantıya çağırması durumunda, söz konusu yönetim kurulu kararının TTK m. 391/1-c çerçevesinde batıl olduğu ileri sürülebilecektir. Zira anılan hüküm uyarınca pay sahiplerinin, özellikle vazgeçilmez nitelikteki haklarını ihlal eden veya bunların kullanılmalarını kısıtlayan ya da güçleştiren yönetim kurul kararları batıldır. Bu nedenle, anılan şekilde alınacak bir yönetim kurulu kararının, genel kurul toplantısına COVID-19 salgını nedeniyle katılamayacak olan pay sahiplerinin genel kurula katılma hakkının kısıtladığı ileri sürülebilecektir.

4.Ayrıca getirilen düzenlemedeki yasağı ihlal edecek şekilde fiziki ortamda toplanılarak alınan genel kurul kararlarının, butlan yaptırımına tabi tutulması ihtimali gündeme gelebilecektir. Bir genel kurul kararı; kamu düzenine, emredici hükümlere, ahlak ve adaba, kişilik haklarına aykırı veya konusu bakımından imkânsız ise geçersizdir[2]. Özellikle kamu düzenine ilişkin hükümlere aykırı genel kurul kararları batıldır ve baştan itibaren geçerli değildir. Bu doğrultuda, genel kurul kararlarının butlanının tespitine ilişkin şirkete karşı dava açılması mümkündür[3]. Dolayısıyla, şirketlerin olağan genel kurul toplantılarını nisan ayı sonuna kadar fiziki ortamda yapmaları halinde, toplantıya katılmayan pay sahiplerinin söz konusu genel kurul kararının yapılan düzenlemelere aykırı ve butlanla sakat olduğunu ileri sürmesi ihtimali gündeme gelebilecektir.

5.Bakanlık Açıklaması ile önceden çağrı yapılmış olsa dahi anonim şirketlerin genel kurul toplantılarının ertelenebileceği düzenlenmiştir. Bir diğer imkân ise genel kurul toplantısının çağrısız yapılmasıdır. Çağrısız genel kurul toplantısı özellikle küçük ve aile tipi anonim şirketlerde kullanılan bir usuldür[4]. TTK m. 416 uyarınca çağrısız genel kurul yapılabilmesi için üç şart mevcut olmalıdır. İlk şart, genel kurul toplantısına tüm pay sahiplerinin veya temsilcilerinin katılım göstermesidir. İkinci şart, pay sahipleri veya temsilcilerinden hiçbirinin genel kurul toplantısının çağrısız olarak yapılmasına bir itirazda bulunmamasıdır. Üçüncü şart ise genel kurul toplantılarının yapılmasına ilişkin hükümlere uyulmasıdır[5]. Sayılan tüm şartlar sağlanmasına rağmen, toplantıya katılan pay sahipleri tarafından sonradan butlan iddiasında bulunulmasının, hakkın kötüye kullanılması sayılabileceği kanaatindeyiz. Bu tür durumlarda özellikle az sayıda pay sahibi olan anonim şirketlerde tüm ortakların katılımı ile gerçekleşen söz konusu genel kurul toplantısında alınan kararların ayakta tutulması mümkün olmalıdır.

B.Elektronik Ortamda Genel Kurul Toplantısı

6.Bakanlık Açıklamasında, pay sahiplerinin genel kurul toplantılarına fiziki ortamda katılımda bulunmaksızın elektronik ortamda katılmaları tavsiye edilmiş ve esas sözleşmelerinde hüküm olmasa dahi şirketlerin elektronik genel kurul toplantısı yapmalarına imkân verileceği belirtilmiştir.

7.Genel olarak elektronik genel kurul toplantıları, pay sahiplerinin haklarını, genel kurul toplantılarına fiziki olarak katılmadan elektronik iletişim araçlarıyla kullandığı genel kurul toplantılarıdır. Elektronik genel kurul toplantıları aracılığıyla, özellikle çok ortaklı anonim şirketlerde ortaya çıkabilen güç boşluğunun giderilmesi amaçlanmıştır[6]. TTK m. 1527/5 uyarınca; pay senetleri borsaya kote edilmiş şirketlerde genel kurul toplantısının elektronik ortamda düzenlenmesi zorunludur. TTK m. 1527/1’e göre ise; pay senetleri borsaya kote olmayan anonim şirketler, esas sözleşmelerinde düzenlenmiş olması şartıyla genel kurul toplantıları elektronik ortamda yapabilmektedir. Elektronik genel kurul toplantılarının esasları, Anonim Şirketlerde Elektronik Ortamda Yapılacak Genel Kurullara İlişkin Yönetmelik (“Yönetmelik”) ile düzenlenmiştir. Yönetmeliğe göre iki tür elektronik genel kurul sistemi kullanılması mümkündür. İlk sistem, Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından tasarlanarak ortaklıkların kullanımına sunulan ve payları Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından kayden tutulan ortaklıkların kullanmak zorunda oldukları “Elektronik Genel Kurul Sistemi” (EGKS) olarak adlandırılan elektronik genel kurul toplantı sistemidir. İkinci seçenekte ise şirketler, kendi geliştirdikleri bilişim sistemini kullanabilirler ya da bu amaçla tasarlamış bir sistemini satın alabilirler[7].

8.TTK’nın anılan hükmü uyarınca genel kurul toplantılarının elektronik ortamda yapılması için, şirketlerin esas sözleşmesinde bu yönde bir düzenleme bulunması zorunludur. Bununla birlikte Bakanlık Açıklamasıyla, esas sözleşmelerinde elektronik genel kurul toplantılarına imkân veren hüküm olmayan anonim şirketlerin dahi olağan genel kurul toplantılarını elektronik ortamda yapılabileceği düzenlenmiştir. Böylece olağan genel kurul toplantılarının yapılması için pay sahiplerinin fiziki olarak bir araya gelmeleri ve COVID-19’un bulaşması ile ilgili risklerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Bu düzenleme ile, salgının getirdiği riskler dolayısıyla kanundaki hükümlere istisna getirilmesi amaçlanmış olsa da düzenlemenin geçerliliğinin tartışmalı olduğu kanaatindeyiz. Zira istisnai bir durum için olsa dahi, kanuni bir düzenlemenin, bakanlık açıklaması ile değiştirilmesi normlar hiyerarşisine aykırılık teşkil edecektir.

9.Ayrıca Bakanlık Açıklaması ile Genelge arasında çelişki olduğu da söylenebilir. Genelge uyarınca nisan ayının sonuna kadar tüm toplantıların ertelenmesine karar verilmişken, Bakanlık Açıklamasında bu süreçte elektronik genel kurul toplantılarının yapılabileceği belirtilmiştir. Oysa TTK m. 407 uyarınca, elektronik genel kurul toplantılarında anonim şirketlerin murahhas üyeleri ile en az bir yönetim kurulu üyesinin ve denetçinin hazır bulunması zorunludur. Ayrıca Yönetmeliğin 9. maddesi uyarınca genel kurul toplantısı fiziki ve elektronik ortamda aynı anda açılır. Dolayısıyla elektronik genel kurul toplantılarında da fiziki katılımı gerektiren bir durum mevcuttur. Bu durumda, elektronik katılımlı şekilde olağan genel kurul toplantısı yapılsa dahi salgın kapsamındaki risklerin devam edeceği ve nisan ayı sonuna kadar yapılacak toplantıların da Genelge’ye aykırılık teşkil edeceği ileri sürülebilir.

10.Tüm bu sebeplerle ve alınacak genel kurul kararlarının geçerliliğine ilişkin yaşanabilecek ihtilafların önüne geçmek adına, birden fazla pay sahibi olan anonim şirketler, elektronik ortamda yapılması mümkün olsa dahi genel kurul toplantılarının yapılması için nisan ayı sonunu beklemeyi tercih edebilir.

2.Limited Şirketlerde Genel Kurul Toplantılarının Durumu

11.Anonim şirketlerden farklı olarak limited şirketlerde, toplantı yapılmaksızın elden dolaştırma yoluyla genel kurul kararı alınması mümkündür. Ayrıca, bu şekilde elden dolaştırma yoluyla genel kurul kararı alınabilmesi için şirket esas sözleşmesinde herhangi bir özel hüküm bulunmasına gerek yoktur[8]. TTK m. 617/4 uyarınca, limited şirketlerde herhangi bir pay sahibi sözlü görüşme talep etmedikçe genel kurul kararı elden dolaştırma yoluyla alınabilir. Toplantı yapılmaksızın, sirküler karar yöntemiyle alınan genel kurul kararının geçerli olabilmesi için, ilgili kararın şirketin tüm pay sahiplerinin onayına sunulması zorunludur. Mevcut düzenleme sayesinde, limited şirketlerin COVID-19 salgını dolayısı ile genel kurul toplantılarını ertelemesine gerek olmaksızın genel kurul kararının elden dolaştırma yöntemiyle alması mümkündür.

3.Tek Pay Sahipli Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Durumu

12.TTK m. 408/3’e göre tek pay sahipli anonim şirketlerde, pay sahibi genel kurulun tüm yetkilerine sahiptir. Bu hüküm çerçevesinde, tek pay sahibi olan şirketler genel kurul kararını, fiziki toplantı ya da elektronik ortamda toplantı yapmaları gerekmeksizin tek pay sahibinin imzası ile alabilecektir. Aynı hüküm limited şirketler için TTK m. 616/3 kapsamında öngörülmüştür. Dolayısıyla tek pay sahibi olan şirketlerde COVID-19 salgını nedeniyle genel kurul toplantılarının ertelenmesine ihtiyaç bulunmamakta ve tek pay sahibinin imzası ile alınan genel kurul kararları geçerli olmaktadır.

4.Yönetim Kurulu Kararlarının Durumu

A.Yönetim Kurulunun ve Müdürler Kurulunun Elden Dolaştırma Yoluyla Karar Alabilmesi

13.TTK m. 390/4. uyarınca, yönetim kurulu üyelerinden hiçbirinin fiziki olarak toplantı yapılmasına yönelik bir talebi bulunmadığı hallerde elden dolaştırma usulü ile karar alınması mümkündür. Elden dolaştırma usulünde yönetim kurulu üyelerinden biri, karar metni olarak yazılmış önerisini, yazılı onaylarını almak üzere bütün yönetim kurulu üyelerine sunar. Elden dolaştırma usulü ile alınan yönetim kurulu kararının geçerli olabilmesi için söz konusu önerinin bütün üyelere sunulması zorunludur. Yönetim kurulu üyelerinin karar önerisine yönelik onaylarını gösteren imzaları aynı kâğıtta olabildiği gibi farklı kağıtlarda da olabilir; fakat imzaları kağıtların hepsinin karar defterine yapıştırılması zorunludur. Elden dolaştırma yoluyla karar alınması süreci, yönetim kurulu üyelerinin imzalı onaylarını içeren bütün kağıtların karar defterine yapıştırılmasıyla sona erer.

14.Şirket esas sözleşmesinde öngörülmüş ağırlaştırılmış nisapların bulunduğu haller dışında, bu biçimde elden dolaştırma yoluyla karar alınabilmesi için üye tam sayısının salt çoğunluğu yeterlidir. Dolayısıyla mevcut düzenleme kapsamında, COVID-19 ve yukarıda açıklanan Genelge, yönetim kurulu kararı alınmasına engel bir durum yaratmamaktadır. Yönetim kurulu üyeleri fiziki olarak bir araya gelmeksizin elden dolaştırma yoluyla imzalarını tamamlayarak yönetim kurulu kararı alabilir.

   B.Yönetim Kurulu ve Müdürler Kurulu Toplantılarının Elektronik Ortamda Yapılması

15.TTK m. 1527 uyarınca, şirket esas sözleşmesinde düzenlenmesi kaydıyla, anonim şirketlerde yönetim kurulu, limited şirketlerde ise müdürler kurulu toplantıları elektronik ortamda yapılabilir. Ticaret Şirketlerinde Anonim Şirket Genel Kurulları Dışında Elektronik Ortamda Yapılacak Kurullar Hakkında Tebliğ (“Tebliğ”) kapsamında elektronik sistemin güvenli şekilde uygulanması ve elektronik toplantılar esnasında dikkat edilmesi gereken hususlar detaylı şekilde düzenlenmiştir[9]. Tebliğ uyarınca, üyelerden herhangi birinin toplantıya fiziki olarak katılacağını beyan etmemesi halinde, yönetim kurulu toplantısı tamamen elektronik ortamda yapılabilir. Dolayısıyla anonim şirketlerde elektronik ortamda yapılan genel kurul toplantılarının aksine, yönetim kurulu toplantıları fiziki bir katılım gerektirmeksizin tamamen elektronik ortamda da yapılabilmektedir. Bu nedenle, esas sözleşmelerinde elektronik ortamda yönetim kurulu kararı alınabileceğine ilişkin hüküm bulunan şirketlerin, elektronik ortamda yönetim kurulu kararı almasının önünde bir engel bulunmamaktadır.

16.Esas sözleşmelerinde elektronik ortamda yönetim kurulu kararı alınmasına ilişkin hüküm bulunmayan şirketler bakımından ise yine Bakanlık Açıklaması önem taşımaktadır. Bakanlık Açıklamasında şirketlerin esas sözleşmesinde bu yönde hüküm olmasa dahi yönetim kurulu ve müdürler kurulu toplantılarının elektronik ortamda yapılabilmesine imkân tanınmıştır. Bununla birlikte yukarıda izah edildiği üzere, bu düzenlemenin kanuni düzenlemeye aykırılığı ve özellikle yönetim kurulu üyelerinin aynı ilde ikamet ettiği durumlarda elden dolaştırma yoluyla yönetim kurulu kararının alınmasının daha pratik olabileceği de göz önünde tutulduğunda, şirketlerin salgın dolayısıyla fiziki toplantı yapamadıkları bu dönemde yönetim kurulu kararlarını elden dolaştırma yoluyla almalarının daha yerinde olacağı kanaatindeyiz.

5.COVID-19 Salgının Yönetim Kurulu Üyelerinin Özen Yükümlülüğü Üzerindeki Etkisi

17.Anonim şirketlerde yönetim kurulunun özen yükümlülüğü TTK m. 369 kapsamında düzenlenmiştir. Kanun koyucunun yönetim kurulu üyelerine yüklediği özen yükümlülüğü gereğince, yönetim kurulu üyelerinin şirket işlerini görürken özenli bir şirket yöneticisi gibi hareket etmeleri aranır[10]. Özen yükümlülüğü altındaki yönetim kurulu üyeleri, şirket ve pay sahiplerinin menfaatine uygun olarak hareket etmek, gerekli dikkat ve özeni göstermek zorundadır. Bu özen yükümlülüğüne uygun davranmayan yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu gündeme gelecektir. Özen yükümlülüğü, gerçek kişi yönetim kurulu üyelerinin yanı sıra, tüzel kişi yönetim kurulu üyeleri için de söz konusudur[11]. Tüzel kişi yönetim kurulu üyesinin özen yükümlülüğüne uygun hareket edip etmediği onun iradesini açıklayan gerçek kişinin davranışlarına göre değerlendirilir[12]

18.Yönetim Kurulu üyeleri için öngörülen özen yükümlüğü nesneldir ve şirket yöneticileri dikkatli ve tedbirli bir yöneticinin hareket tarzına uygun olarak hareket etmelidir. Şirket yöneticileri için öngörülmüş bu özen yükümlülüğü, yöneticinin nesnel olarak kontrolü dışında kalan ve alınacak tedbirlere ilişkin nesnel beklentilerin ötesindeki tedbirleri kapsamaz. Bu özen yükümlülüğünün ölçüsü kurumsal yönetim ilkelerine dayanır, şirket yöneticilerinin “İş adamı Kararı” verebileceğini kabul eder ve riskin bundan kaynaklandığı durumlarda da yöneticiyi sorumlu sayma esasını kabul eder[13]. Buna göre, şirket yöneticilerinin özen yükümlülüğü her bir yönetim kurulu üyesinin bilgi ve becerisine göre değişmez. Bu özen yükümlülüğünün kapsamı, şirketi etkileyen ekonomik unsurlar gibi somut olayın özellikleri dikkate alınarak belirlenmelidir[14]. Bu sebeple, COVID- 19 salgını nedeniyle oluşabilecek ekonomik durgunluğun yönetim kurulu üyelerinin özen yükümlülüğü kapsamında değerlendirilmesi ve yönetim kurulu üyelerinin bu doğrultuda bazı tedbirler alması gerekir. Nitekim anonim şirketlerin finansmanını sağlama noktasında en üst düzeyde sorumlu olan organ yönetim kuruludur.

19.Yönetim kurulu TTK m. 375/1-c uyarınca; muhasebe, finans denetimi ve şirket yönetiminin gerektirdiği ölçüde şirketin finansal ihtiyaçlarını bir bütün olarak değerlendirerek, en uygun finansal çözümleri içeren bir finansal planlama yapılması için gerekli düzeni kurmalıdır. İlgili maddenin gerekçesine göre, yönetim kurulu tarafından yapılacak finansal planlama; bütçe ve iş planının uygulanmasına ilişkin likiditenin sağlanmasının güvence altına alınmasıdır. Dolayısıyla yönetim kurulu, bütçe ve iş planın uygulanmasına ilişkin programlama, likiditenin temini ve güvence altına alınması ve bu çerçevedeki gerekli önlemlerin belirlenmesi ile görevlidir[15]. Bu kapsamda, COVID-19 salgınının şirket ve çalışanları üzerindeki olumsuz etkilerinin en aza indirgenebilmesi için, yönetim kurulu tarafından aşağıda örnek olarak sayılmış tedbirler alınabilir. Öte yandan, anonim şirketlerin yönetim kurulu için düzenlenmiş özen yükümlülüğü, TTK m. 626 kapsamında limited şirketlerin müdürleri için de düzenlenmiştir. Bu kapsamda, açıklanan önlemlerin limited şirket müdürler kurulu tarafından da alınması yerinde olacaktır.

20.Şirketlerin yönetim organları tarafından alınabilecek önlemlere aşağıdaki örnekler verilebilir:

  • COVID 19 salgının sebep olması beklenen ekonomik durgunluk ortamında, finansman sağlamak için şirketin menfaatine en uygun olacak alternatiflerin değerlendirilmesi gerekir. Bu kapsamda nakit ihtiyacının ortaya çıkması halinde, banka veya diğer üçüncü kişilere borçlanmak yerine şirket pay sahiplerinden borç alma yoluna gidilmesi mümkündür.
  • Alınacak önlemlerin miktarı ve yoğunluğunun, şirketin faaliyet gösterdiği sektörlerin, bölgelerin ve şirketin ticari iş ilişkisi içinde bulunduğu iş ortaklarının COVID-19 salgınından etkilenme oranı göz önünde tutularak belirlenmesi uygun olacaktır. 
  • Şirketin mevcut operasyonları kapsamında üçüncü kişilerden aldığı hizmetler gözden geçirilmelidir. Bu hizmet alımlarına ilişkin akdedilmiş sözleşmelerden doğan borçların askıya alınması imkân ve gereklilikleri değerlendirilmeli ve mümkün olan hallerde ilgili sözleşmelerin diğer tarafları ile müzakere yoluna gidilmelidir. 
  • Salgın sürecinde şirket içi sermaye yönetimi öncelik olmalıdır. Nakit akışının ciddi ölçüde azalması ve acil nakit ihtiyacının oluşması hallerinde nakde çevrilebilecek varlıklar belirlenmelidir.
  • Şirketlerin mevcut kriz ve iş sürekliliği prosedürlerinin COVID-19 özelinde test edilmesi ve buna göre güncellenmesi gerekir. Süreç için öngörülen kriz ve iş sürekliliği planlarının uygulanabilmesi için şirket içinde farklı fonksiyonlara sahip; hukuk, finans, operasyon ve iş sürekliliği gibi alanlarda uzman kişilerden oluşan bir kriz yönetim ekibi oluşturulması faydalı olacaktır.
  • İşyerlerinde COVID-19 salgınının yayılmasının önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınması ve bu tedbirlerin usulüne uygun olarak tüm şirket işletmelerinde uygulanması sağlanmalıdır. COVID-19 salgınına ilişkin alınacak tedbirlere ilişkin yönetim kurulu kararları alınması gerekebilir. Örneğin, şirketin kısa çalışma ödeneğine başvuru yapması için yönetim kurulu kararı alınması gerekebilir.
  • COVID-19 ile ilgili olarak kriz planı oluşturulması ve süreç boyunca şirket içi bilgi akışının nasıl temin edileceğinin belirlenmesi faydalı olacaktır. 

SONUÇ

Tüm dünyada etkisini artıran COVID-19 salgını, Türkiye’de de şirketlerin genel kurul ve yönetim kurullarının toplantı süreçlerini, günlük operasyonlarını ve finansal yapılarını önemli ölçüde etkilemekte ve önümüzdeki günlerde bu etkinin daha da artması beklenmektedir. COVID-19 salgını nedeniyle ortaya çıkan bu olağanüstü sürecin, şirketler tarafından kurumsal yönetim standartlarına uygun şekilde yürütülmesi büyük önem arz etmektedir. Bu kapsamda sürecin ihtiyatlı şekilde yönetilmesi ve özellikle yönetim organlarının, şirketin bu süreci en az zararla atlatması için gerekli önlemlerin alınmasını sağlaması gerekmektedir.

Saygılarımızla,

Bozoğlu İzgi Avukatlık Ortaklığı


[1] Şener, Hami Oruç, Teorik ve Uygulamalı Ortaklıklar Hukuku Ders Kitabı, 2. Bası, s.454.

[2] Pulaşlı, Hasan, Anonim Şirket Genel Kurul Kararlarının Sakatlığı ve Müeyyidesi, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, Cilt 71, s.342.

[3] Moroğlu, Erdoğan, Anonim Ortaklıkta Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğü, 7. Bası, s.159.

[4]Bahtiyar, Mehmet, Şirketler Hukuku, 12. Bası, s.166.

[5] Karahan, Sami, Şirketler Hukuku, 2. Bası, s.535.

[6] Poroy, Tekinalp, Çamoğlu, Ortaklıklar Hukuku I, 13. Bası, s.524.

[7] Özdal, Şule, Anonim Ortaklıkta Elektronik Katılımlı Genel Kurul, İstanbul Üniversitesi, Doktora Tezi, s.64.

[8] Şener, Hami Oruç, Teorik ve Uygulamalı Ortaklıklar Hukuku Ders Kitabı, 2. Bası, s.726.

[9] Şener, Hami Oruç, Teorik ve Uygulamalı Ortaklıklar Hukuku Ders Kitabı, 2. Bası, s.399.

[10] Teoman, Ömer, Yaşayan Ticaret Hukuku, 1. Bası, s.126.

[11] Develi, Emine, Tüzel Kişinin Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyeliği, 1. Bası, s.133.

[12] Coştan, Hülya, Özel Hukuk Tüzel Kişilerinin ve Kamu Tüzel Kişilerinin Yönetim Kurulu Üyeliği, Banka ve Ticaret Hukuku Dergisi, s. 121.

[13] Bahtiyar, Mehmet, Ortaklıklar Hukuku, 12. Bası, s.246.

[14] Hacımahmutoğlu, Sibel, Banka ve Ticaret Hukuku Dergisi, Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü, Cilt 31, Sayı 3, s.30.

[15] Tekinalp, Ünal, Sermaye Ortaklıkların Yeni Hukuku, s. 210.