7226 Sayılı Torba Kanun ile Getirilen Değişikliklere Dair Hukuki Değerlendirme

Dünya Sağlık Örgütü tarafından 11.03.2020 tarihinde pandemi olarak ilan edilen koronavirüs (“Covid-19”) salgını nedeniyle ülkemizde ekonomik, idari ve hukuki tedbirler başta olmak üzere pek çok alanda hak kayıplarının en aza indirilmesi amacıyla yasal düzenlemeler yapılmaktadır. Bu kapsamda son olarak birçok kanun değişikliğini içeren 7226 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (“Torba Kanun”) 25.03.2020 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilmiştir. Kabul edilmesini takiben Torba Kanun 26.03.2020 tarihli ve 31080 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Bu çalışmamız, tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgını nedeniyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla yapılan değişikliklerden usul hukuku, iş hukuku ve kira hukuku alanlarında getirilen yeni düzenlemeler hakkında müvekkillerimizi ve ilgilileri bilgilendirmek amacıyla hazırlanmıştır.

A.USUL HUKUKU

  1. Yargılama Aşamalarına İlişkin Durdurulan Süreler

Torba Kanun’un “Geçici Madde 1” başlıklı düzenlemesi ile yargı alanındaki hak kayıplarının engellenmesi amacıyla, usul hukukunda aşağıda belirtilen işlemler için öngörülen sürelerin durmasına ilişkin düzenlemeler getirilmiştir. İlgili hüküm ile;

  • Dava açma, icra takibi başlatma sürelerinin,
  • Başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz sürelerinin,
  • Zamanaşımı ve hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm sürelerin,
  • İdari Yargılama Usulü Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen sürelerin,
  • Arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki sürelerin

13.03.2020 (bu tarih dâhil) tarihinden itibaren 30.04.2020 (bu tarih dahil) tarihine kadar durdurulmasına ilişkin yasal düzenleme getirilmiştir.

İlgili kanun hükmünün kapsamının geniş olması, Türk Hukukunda sürelere ilişkin çokça düzenleme olmasından kaynaklıdır. Bu çerçevede yapılan düzenleme ile hiçbir hususun kapsam dışında bırakılmaması ve hak kaybı yaşanmaması için genel ifadeler kullanıldığı düşünülmektedir. Düzenlemenin kapsamının bu kadar geniş olması sebebiyle, her bir hususun tek tek açıklanmasında fayda bulunmaktadır. Şöyle ki;

Ertelenen İşlem Açıklama Örnek
Dava Açma, İcra Takibi Başlatma Süresi Hakkın gereğinin edası, hakkın tespiti veya inşasının mahkemeden talep edilmesidir. İdari işlemin iptali için işlemin yazılı bildirim tarihinden itibaren Danıştay ve İdare Mahkemelerinde 60 günlük dava açma süresi.
Başvuru Süresi Hak sahibi olduğu iddiasında olan kişinin bu iddiasının doğrulanmasını hukuki bir merciden talebidir. İş mahkemesinde verilen karara karşı istinaf veya temyiz kanun yoluna başvuru için verilen iki haftalık süre.
İtiraz Süresi Hukuki işlem veya olguya karşı savunma veya itiraz işlemidir. Türk Ticaret Kanunu madde 21 uyarınca, faturaya sekiz gün içerisinde itiraz süresi.
İhtar Süresi Karşı tarafın yanlış uygulamasını göstermek, düzeltmek amacıyla gönderilen uyarı yazısıdır. Türk Ticaret Kanunu madde 23 uyarınca, malın teslimi sırasında açıkça belli olan ayıpların iki gün içerisinde satıcıya bildirilmesi süresi.
Bildirim Süresi Kanunen zorunlu belirli durumlarda tutulan haber verme yükümlülüğü. Türk Ticaret Kanunu madde 198 uyarınca, pay devirlerine ilişkin on gün içinde bildirimde bulunma süresi.
İbraz Süresi Belli bir belgenin sunulması için verilen süredir. Türk Ticaret Kanunu madde 708 uyarınca, poliçenin ibrazı için iki günlük süre.
Zamanaşımı Süresi Hakkın dava edilebilme- ifaya zorlanabilme halini kaybetme durumudur. Türk Borçlar Kanunu madde 82 uyarınca, sebepsiz zenginleşme sebebiyle iki yıllık zamanaşımı süresi.
Hak Düşürücü Süre Bir hakkın talep edilemez, kullanılamaz hale gelmesidir. İcra ve İflas Kanunu madde 16 uyarınca, icra dairesinin işlemine karşı yedi günlük şikâyet süresi.
İdari Başvuru Süresi Hakkın kullanılabilmesi- talep edilebilmesi için idareye başvurunun zorunlu olduğu hallerdir. İdari Yargılama Usulü Kanunu madde 13 uyarınca, tam yargı davası açmadan önce idareye başvuru yapılması için öngörülen bir yıllık süre.
Hakkın Doğumu, Kullanımı ve Sona Ermesine İlişkin Süreler Belli bir süre içerisinde belli bir hukuki işlem ile hakkın doğacağı, kullanılacağı veya yapılmayınca ortadan kaybolacağı sürelerdir. İş Kanunun m.24/II uyarınca haklı nedenle fesih açısından; fiilin öğrenilmesinden itibaren hakkın kullanılması için altı iş günlük süre, fiilin gerçekleşmesinden itibaren hakkın sona ermesine ilişkin her halde bir yıllık süre.  
İdari Yargılama Usulü Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Usul Hükmü İçeren Diğer Kanunlarda Taraflar Bakımından Belirlenen Süreler Tarafların davada belli bir işlemi yapmasının bağlandığı sürelerdir. Cevap dilekçesinin verilmesi, Ceza Muhakemesi Kanunu’nda müdafinin savunmasını vermesi için verilmiş süre, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda istinaf veya temyize başvuru süresi.
Hâkim Tarafından Tayin Edilen Süreler Taraflara belli bir hukuki işlemin yapılması için hâkim tarafından verilen sürelerdir. Teminat yatırılması için hâkim tarafından verilen süre.
Arabuluculuk ve Uzlaştırma Kurumlarındaki Süreler Arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarında işleyişe dair sürelerdir. Ticari uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk sürecinin başvuru sonrası 6+2 hafta içerisinde sonuçlandırma süresi.

a.İstisnalar

Torba Kanun ile getirilen sürelerin durmasına ilişkin düzenlemenin istisnaları aşağıda açıklandığı şekildedir;

  • Suç ve ceza, kabahat ve idari yaptırım ile disiplin hapsi ve tazyik hapsi için kanunlarda düzenlenen zamanaşımı süreleri,
  • 5271 sayılı Kanunda düzenlenen koruma tedbirlerine ilişkin süreler,
  • 6100 sayılı Kanunda düzenlenen ihtiyati tedbiri tamamlayan işlemlere ilişkin süreler.

Koruma tedbirlerinin içerisinde gözaltı, tutuklama, adli kontrol gibi kişilerin hürriyetini kısıtlayıcı tedbirlerin yer aldığı düşünüldüğünde, mevcut durumda bir ay sürmesi planlanan süreçte, bu tedbirlerin sürelerinin durdurulması, koruma tedbirlerine maruz kalan kişiler açısından ciddi olumsuz sonuçlar doğuracak niteliktedir. Bu nedenle koruma tedbirlerine ilişkin sürelerin istisna kapsamına alınmış olması, kanaatimizce isabetli olmuştur.

İhtiyati tedbiri tamamlayan işlemler ise, Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 397’de düzenlenmiştir. Bu hüküm ile dava açılmadan önce ihtiyati tedbir kararı verilmesi durumunda, iki haftalık süre içerisinde talepte bulunanın esas hakkındaki davasını açmaması durumunda ihtiyati tedbirin kendiliğinden ortadan kalkacağı öngörülmektedir. Bu düzenleme uyarınca, henüz dava açmadan ihtiyati tedbir kararı almış kişinin karar tarihinden itibaren iki hafta içinde, esas hakkındaki davasını açması ve bu ihtiyati tedbir kararını dava dosyasına ibraz etmesi gerektiğini hüküm altına almıştır.

Yukarıda açıklanan işlemlere ilişkin süreler kapsam dışında bırakıldığından, bu sürelerin takibine devam edilmesi gerekmektedir. Bu düzenlemelere ilişkin sürelerin kaçırılması halinde hak kaybı yaşanacaktır.

b.Durdurulan Sürelerin Tekrar Başlaması

Torba Kanun ile 13.03.2020 (bu tarih dâhil) tarihinden itibaren durmasına karar verilen süreler, 30.04.2020 tarihini takip eden günden itibaren tekrar başlayacaktır. Düzenleme uyarınca, durma süresinin başladığı tarih itibariyle, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılacaktır. 

Örneğin; 28.02.2020 tarihinde elektronik tebligat yoluyla tebliğ alınan bir bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz sunmak için mahkeme tarafından tayin edilen iki haftalık süre, Elektronik Tebligat Yönetmeliği uyarınca normal şartlarda 18.03.2020 tarihinde sona erecek iken Torba Kanun ile getirilen değişiklik ile bu süre 14.05.2020 tarihine uzayacaktır.

2.Takip Hukukuna İlişkin Durdurulan Süreler

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nda (“İİK”) yer alan ve takip hukukundaki sürelere ilişkin ilk düzenleme 22.03.2020 tarihinde 2279 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yapılmıştır. Karar ile birlikte, 30.04.2020 tarihine kadar icra ve iflas takiplerinin durdurulmasına ve taraf ve takip işlemlerinin yapılmamasına karar verilmiştir. Bu düzenleme ile başlatılan ve devam etmekte olan tüm icra ve iflas takipleri, hangi aşamada iseler o aşamada duracaklardır. Yapılan işlemler korunacak ancak -ödeme hariç- yeni işlem yapılamayacaktır. Yalnızca nafaka alacaklarına ilişkin alacak takipleri istisna kapsamında tutulmuştur. Cumhurbaşkanı Kararı’nı takiben Torba Kanun ile de aşağıda sayılan ve örnekleri verilen hallerde 22.03.2020 tarihinden başlamak üzere sürelerin durdurulmasına karar verilmiştir.

Ertelenen İşlem Örnek
İcra İflas Kanunu ile Takip Hukukuna İlişkin Diğer Kanunlarda Belirlenen Süreler Ödeme emrine itiraz süresi, şikâyet süresi. Hacizli taşınırların satışını istemek için altı aylık süre
Bu kapsamda hâkim veya icra ve iflas daireleri tarafından tayin edilen süreler İcra Hukuk Hâkimi tarafından delillerin ibrazı için verilen süreler.
Nafaka alacaklarına ilişkin icra takipleri hariç olmak üzere tüm icra ve iflas takipleri Nafaka alacakları dışında bütün icra takiplerinde gönderilen haciz ihbarnamesi ve cevap süresi.
Taraf ve takip işlemleri Takip, haciz ve satış talebi gibi taraf işlemleri ve mal beyanı, ödeme emrinin gönderilmesi gibi icra takip işlemleri.
Yeni icra ve iflas takip taleplerinin alınması, Herhangi bir sebeple başlatılacak icra ve iflas takiplerine dair talepler.
İhtiyati haciz kararlarının icra ve infazına ilişkin işlemler İhtiyati haciz talebi, icra müdürlüğünce karar alınması ve müzekkere yazılması.

Torba Kanun ile birlikte İcra ve İflas Kanunu ve diğer kanunlarda düzenlenen takip hukukuna ilişkin başkaca düzenlemelere de yer verilmiştir. Bu düzenlemeler aşağıdaki gibidir;

  • Satış İlanı | İcra ve iflas daireleri tarafından mal veya haklara ilişkin olarak ilan edilmiş olan satış gününün durma süresi içinde kalması halinde, bu mal veya haklar için durma süresinden sonra yeni bir talep aranmaksızın icra ve iflas dairelerince satış günü verilecektir. Bu durumda satış ilanı sadece elektronik ortamda yapılacak ve ilan için ücret alınmayacaktır.
  • Ödeme ve Taraf Rızası | Durma süresi içinde rızaen yapılan ödemeler kabul edilir ve taraflardan biri, diğer tarafın lehine olan işlemlerin yapılmasını talep edilebilecektir.
  • Konkordato Tedbirleri | Konkordato mühletinin alacaklı ve borçlu bakımından sonuçları, durma süresince devam edecektir.
  • İcra ve iflas hizmetlerinin aksamaması için gerekli olan diğer tedbirler alınacaktır.

Bu çerçevede, durma süresi içinde kalan satış günleri, tedbirlerin kalkmasından sonra yeni bir talep aranmaksızın ve ücret alınmaksızın tekrar ilan edilecektir. Bu durumda ilanların yalnızca elektronik ortamda yapılacağı da düzenlenmiştir.

İcra hukuk mahkemeleri tarafından taraflara belli delilerin ibrazı için verilmiş süreler, icra dairelerinde haczedilmiş taşınırlarda satış istemek için öngörülmüş altı aylık süre gibi birçok süre de durdurulmuştur. Konkordato mühletinde alınan tedbirler ve mühletin alacaklı ve borçlu bakımından sonuçları durma süresince devam edecekse de konkordato alacağının kaydı için öngörülen 15 günlük sürelerin de duracağını söylemek mümkündür.

a.İstisnalar

Takip hukukuna ilişkin nafaka alacakları istisna kapsamına alınmıştır. Bu kapsamda nafaka alacaklarına ilişkin icra takiplerinde herhangi bir durma söz konusu olmayacaktır.

b.Durdurulan Sürelerin Tekrar Başlaması

Torba Kanun ile 22.03.2020 (bu tarih dâhil) tarihinden itibaren 30.04.2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durmasına karar verilen süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlayacaktır. Durma süresinin başladığı tarih itibariyle, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılacaktır.

Örneğin; 18.03.2020 tarihinde fiziken tebliğ alınan bir ödeme emrine karşı itiraz etmek için öngörülen 7 günlük yasal süre, normal şartlarda 25.03.2020 tarihinde sona erecek iken Torba Kanun ile getirilen değişiklik ile bu süre 14.05.2020 tarihine uzayacaktır.

3.Durdurulan Sürelere İlişkin Düzenlemenin Uzatılması

Torba Kanun ile belirlenen yargılama ve takip hukukuna ilişkin tüm sürelerin uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanı’na yetki verilmiştir. Verilen yetki doğrultusunda Cumhurbaşkanı, Covid-19 salgın hastalığının devam etmesi halinde durma süresini, altı ayı geçmemek üzere bir kez uzatabilecek ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabilecektir. Bu durumda alınacak kararlar Resmi Gazete’de yayımlanacaktır.

4.Duruşmaların ve Müzakerelerin Durumu

Torba Kanun uyarınca duruşmaların ve müzakerelerin ertelenmesi dâhil gereken diğer tüm önlemlerin alınmasına ilişkin karar alınmamıştır. Ancak Torba Kanun’da yapılan düzenleme ile alınacak tedbirlerin esaslarının hangi kurum tarafından belirleneceği tespit edilmiştir. Düzenleme incelendiğinde; alınması gereken tüm tedbirler ile buna ilişkin usul ve esasların;

  • Yargıtay ve Danıştay bakımından ilgili Başkanlar Kurulu,
  • İlk derece adli ve idari yargı mercileri ile bölge adliye ve bölge idare mahkemeleri bakımından Hâkimler ve Savcılar Kurulu,
  • Adalet hizmetleri bakımından Adalet Bakanlığı

Tarafından belirleneceği düzenlenmiştir.

Bunun üzerine Hakim ve Savcılar Kurulu 30.03.2020 tarihli ve Covid-19 Kapsamında İlave Tedbirler[1] konulu yazısı ile

  • Tutuklu ve acil işler,
  • Dava zamanaşımı yakın olan soruşturma ve kovuşturma dosyaları,
  • Yürütmenin durdurulması istemleri ile ivedi sayılacak diğer iş ve işlemler haricindeki ilk derece adli ve idari yargı mercileri ile bölge adliye ve bölge idare mahkemelerine ait duruşma, müzakere ve keşiflerin

30/04/2020 (bu tarih dahil) tarihine kadar ertelenmesine karar vermiştir.

B.İŞ HUKUKU

Torba Kanun ile İş Kanunu, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve İşsizlik Sigortası Kanunu’na ilişkin önem arz eden birçok düzenleme getirilmiştir. Uygulamada önem arz eden bazı düzenlemeler aşağıda yer alan başlıklar altında incelenecektir.

  1. Kısa Çalışma Ödeneği

Torba Kanun madde 41 ile 4447 Sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’na Geçici Madde 23 eklenerek kısa çalışma ödeneği ile ilgili yeni düzenlemeler getirilmiştir. Yeni düzenleme uyarınca, ilgili ödenekten mevcut çalışanlardan, kısa çalışmaya başlama tarihinden önceki son 60 gün boyunca kesintisiz çalışan ve son üç yıl içerisinde 450 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olanlar yararlanabileceklerdir. Bu koşulu taşımayan çalışanlar, son işsizlik maaşı hak edişlerinden kalan süre kadar kısa çalışma ödeneğinden yararlanabileceklerdir.

Kısa çalışma ödeneğinden faydalanmak için İş Kanunu 25/1/(II) numaralı bendinde düzenlenen “ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri” başlığı altında yer alan sebepler haricinde herhangi bir sebeple işverenin, çalışanının iş akdini feshetmemiş olması şartı getirilmiştir. Şartları sağlayan işverenlerin başvurusunun kabul edilmesi durumunda kısa çalışma yapan işçilerin maaşlarının %60’ı ve her halükârda üst sınır olarak asgari ücretin %150’si kadarı İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanacaktır. Bu yönüyle getirilen bu düzenlemenin, istihdamı koruma amacı taşıdığını söylemek mümkündür.  

Düzenleme uyarınca, kısa çalışma ödeneğine hak kazanmak için yapılan başvurular 60 gün içerisinde sonuçlandırılacaktır. Kısa çalışma ödeneği başvurularının süresi, verilen yetki doğrultusunda Cumhurbaşkanı Kararı ile 31.12.2020 tarihine kadar uzatılabilecektir. Torba Kanun madde 52 uyarınca bu değişiklikler 29.02.2020 tarihinden itibaren uygulanmak üzere 26.03.2020 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

2.Telafi Çalışması

Telafi çalışması, işyerinin bazı nedenlerle çalışamaması halinde kaybedilen çalışma sürelerinin belirli bir zaman diliminin içinde normal çalışma süreleri üstünde çalışarak ve fazla çalışma ücreti ödenmesine gerek kalmaksızın telafi edilmesidir.

Torba Kanun madde 43 uyarınca, telafi çalışmasını düzenleyen İş Kanunu 64. Maddede yapılan yeni düzenleme ile işverenin telafi çalıştırması yaptırabileceği süre iki aydan dört aya çıkarılmıştır. Öte yandan maddeye yapılan ekleme ile Cumhurbaşkanına bu süreyi iki katına kadar arttırma yetkisi verilmiştir.  

3.Sigorta Primleri

Torba Kanun madde 29 ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na eklenen geçici Madde 80 uyarınca; bir veya birden fazla işveren tarafından hizmet akdi ile çalıştırılanların sigorta primlerinin bir kısmının, belli şartlarda, İşsizlik Fonu’ndan karşılanmasına karar verilmiştir. Bu yönüyle sigorta primlerine ilişkin getirilen bu düzenlemenin, istihdamı koruma amacı taşıdığını söylemek mümkündür.  

C.KİRA HUKUKU

Torba Kanun’un “Geçici Madde 2” başlıklı düzenlemesi ile 01.03.2020 ile 30.06.2020 tarihleri arasında işleyecek işyeri kira bedellerinin ödenememesinin kira sözleşmesinin feshi ve tahliye sebebi oluşturmayacağı hüküm altına alınmıştır.

Öncelikle, getirilen düzenlemenin kira hukuku bakımından yalnızca işyeri kiralarına uygulanacağını belirtmek gerekir. İşyeri kiralarına ilişkin çatılı-çatısız işyeri ayrımı yapılmadığından, yapılan düzenleme bütün işyeri kira sözleşmelerine uygulanacaktır. İşyeri kira sözleşmeleri haricinde kalan diğer kira sözleşmelerinde kira bedelinin belirlenen süre içinde ödenmemesinin sonuçları ile ilgili Türk Borçlar Kanunu’nda yer alan düzenlemelerde herhangi bir değişiklik bulunmamaktadır.

Elbette kiracının bu süre zarfında da kira bedelini ödeme borcu devam etmektedir. Zira borç ortadan kalkmadığı gibi, ötelenmiş de değildir. Düzenlemenin getirdiği yegâne değişiklik, kiranın ödenmemesinin, taşınmazın tahliyesi veya kira sözleşmesinin feshi için sebep oluşturmayacağıdır. Belirtmek gerekir ki kiraya veren, ödenmeyen kira bedellerini faizi ile birlikte talep edebilecektir.

Düzenleme incelendiğinde, kanun koyucunun bilinçli olarak kira bedelinin “ödenememesi” ifadesini kullandığı görülmektedir. Bu ifade ile kanun koyucunun mevcut durumun kötüye kullanılmasının önüne geçmeyi amaçladığı kanaatindeyiz. Şöyle ki; Covid-19 salgın hastalığı sebebiyle işlerinde azalma olan işletmeleri korumak amacıyla yapıldığı anlaşılan bu düzenlemeden, işlerinde herhangi bir azalma olmayan ve ekonomik olarak mevcut durumdan etkilenmeyen işletmelerin yararlanamayacağı kanaatindeyiz.

D.SONUÇ

Yukarıda detayları açıklandığı üzere Torba Kanun ile işçi ve işveren ilişkisi, sosyal güvenlik hukuku, kira ilişkileri, adli işler gibi salgının etkilediği birçok alanda getirilen yeni düzen ve değişiklikler Covid-19 salgını sebebiyle ülke çapında alınan tedbirlerin uygulanması sürecinde ilgililerin menfaatine yönelik yenilikler içermektedir.

Torba Kanun ile getirilen tüm değişiklikler için Linkedin https://www.linkedin.com/company/bozogluizgi/ sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Saygılarımızla,

Bozoğlu-İzgi Avukatlık Ortaklığı


[1] Hakim ve Savcılar Kurulu 30.03.2020 tarihli duyuru için bkz: https://www.hsk.gov.tr/Eklentiler/files/uu.pdf